Komutan Hüseyin
Temel bu sefer asker. Ama daha askerliginin ilk günü. Çavuslari bunlari
kislanin önünde siraya diziyor, ve basliyor çene yapmaya; Benim adim
Hüseyin KIRÇ. Sakin karistirip yanlis söylemeyin oyarim diye Sonra gidip
siranin en basindaki ere soruyor;
-Adim neydi evladim.
-"HÜSEYIN KIRÇ komutanim."
2. ere soruyo
-"Hüseyin KIRÇ komutanim."
3. er yanlislikla;
-"Hüseyin KIÇ"
diyince adamcagizi orada bir güzel evire çevire dövüp sonraki er'e
geçiyor. Tabii kimsede yanlis yok artik. Neyse sira bizim Temel'e
geliyo. Çavus, buna da soruyo tabi benim adim ne diye. Adamin adini tam
hatiramayan Temel, biraz düsündükten sonra;
-"Hüseyin GÖRT müydü?"

KarIsIk

Mehmet Bey köpeginin tasmasindan tutmus yolda giderken, hoslanmadigi bir komsusuyla karsilasti. Komsu sordu:
- Bu esekle nereye gidiyorsun?
- Yahu bu köpek be, diye tersledi Mehmet Bey. Köpekle esegi birbirinden ayiramiyor musun?
Komsu aldirissiz:
- Ben köpekle konusuyorum. Sen ne diye söze karisiyorsun?

Boga  

Bir adamla karisi hayvanat bahçesini gezerken çiftlik hayvanlarinin bulundugu bölüme gelmisler ve bir çitin önünde durmuslar.Çiftin üstündeyse "Bu boga geçen sene tam 50 kez çiftlesti." yaziyormus.Kadin bunu okuduktan sonra kocasina dönerek "Bu bogadan ögrenecek seylerin olmali" demis.Adamin siniri bozulmus ama ses çikarmamis. Bir baska çite gelmisler ve "Bu boga geçen sene 100 kez çiftlesti!". Kadin kocasina dönerek "Deminkini bosver asil bunu örnek almalisin kendine" demis. Adam yine sesini çikarmamis.Bir sonraki çitte ise "Bu boga geçen sene tam 365 kere çiftlesti !!!".Kadin kocasina dönerek "Çüss!!! Bir yil boyunca hergün çiftlesmis.Asil bu bogayi kendine idol olarak seçmelisin!" demis. Adam artik dayanamamis ve "Peki karicim ama bi sor bakalim, arkadas hep ayni inekle mi çiftlesmis???"

7 cüceLer 

 Yedi cüceLer bir gün pamuk prensesin kendiLeri ise gittikten sonra evde tek
basIna ne yaptIgInI merak etmisLer. Pamuk prensesin odasInIn penceresine
boyLarI yetismediginden üst üste çIkmIsLar.En üsteki cüce prensesin ne
yaptIgInI söyLüyor,bir aLtIndaki digerine söyLüyor,oda digerine söyLüyor
böyLece her cüce neLer oLdugunu anLIyormus.Pamuk prenses odaya girince en
üsteki:odaya girdi,aLtIndaki:odaya girdi aLtIndaki: odaya girdi, aLtIndaki:
odaya girdi..... En üsteki: soyundu, aLtIndaki: soyundu, aLtIndaki:
soyundu...... En üsteki: yere egiLdi, aLtIndaki: yere egiLdi, aLtIndaki:
yere egiLdi........ En üsteki: kaLktI, aLtIndaki: benimki de, aLtIndaki:
benimki de, benimki de............

Fizikçi, matematikçi, kimyacI, jeoLog ve antropoLog...

 Fizikçi, matematikçi, kimyacI, jeoLog ve antropoLogdan oLusan bir heyet bir
arastIrma için arazide buLunmaktadIr. Birden yagmur bastIrIr. Hemen
yakIndaki bir arazi evine sIgInIrLar. Ev sahibi bunLara bir sey ikram etmek
için biraz ayrILIr. Hepsinin dikkati soba üzerinde topLanIr. Soba yerden 1 m
kadar yukarda, aLtIndaki diziLi tasLarIn üzerindedir. SobanIn niçin böyLe
kuruLmus oLabiLecegine dair bir tartIsma basLar. KimyacI, "adam sobayI
yükseLterek aktivasyon enerjisini düsürmüs,böyLece daha koLay yakmayI
amaçLamIs."Fizikçi, "Adam sobayI yükseLterek konveksiyon yoLuyLa odanIn daha
kIsa sürede IsInmasInI sagLamak istemis."JeoLog, "burasI tektonik
hareketLiLik böLgesi oLdugundan herhangi bir deprem anInda sobanIn tasLarIn
üzerine yIkILmasInI sagLayarak yangIn oLasILIgInI azaLtmayI amaçLamIs."
Matematikçi, "sobayI odanIn geometrik merkezine kurmus, böyLece de odanIn
düzgün bir sekiLde IsInmasInI sagLamIs." AntropoLog, "adam iLkeL
topLuLukLarda görüLen atese tapmanIn daha hafif biçimi oLan atese saygI
nedeniyLe sobayI yukarIya kurmus." diyerek görüsünü biLdirmis. Bu sIrada ev
sahibi içeri girmis ve ona sobanIn yukarda olmasInIn nedenini sormusLar.
Adam da cevapLamIs: "Boru yetmedi."

Çiftçi Hans
 

Çiftçi Hans'In disi bir domuzu varmIs. Tüm ugrasILara ragmen bu domuz gebe
kaLamIyormus. Hans düsünmüs tasInmIs ve o böLgede nam saLan Schmidt adLI
erkek domuzun sahibi HeLmut ile konusmaya karar vermis. Helmut: -Tamam
domuzun Schmidt iLe çiftLesebiLir ama 5 markInI aLIrIm... der. Bunu seve
seve kabuL eder Hans ve ertesi sabah domuzunu eL arabasIna oturtur çiftLigin
yoLunu tutar. Schmidt iLe disi domuz çiftLesir. Ama Hans tedirgindir ya
hamiLe kaLmazsa diye sorar: -Domuzumun hamiLe oLdugunu nereden anlayacagIm?
-Sabah kaLktIgInda eger ayakta ise hamiLLe degiL... eger yatIyorsa
hamiLedir... der. Sabah oLur Hans kosarak gider ahIra ama domuz ayaktadIr.
SIkILIr yine eL arabasIna domuzunu koyup HeLmutun çiftLigine gider. Bu sefer
3 mark aLIr. AynI seyi söyLer HeLmut, ayakta ise degiL, yatIyorsa hamiLe...
Sabah oLur ancak yine disi domuz ayaktadIr. Yine gider çiftLige Hans ve bu
sefer ona acIyan HeLmut 1 mark aLIr ve domuzLar yine çiftLesir. takip eden
gün HansIn canI hiç ahIra gitmek istemez ve karIsIna sesLenir: -Su ahIra bi
baksana domuz ne aLemde ayakta mI, yatIyor mu? KadIn gider bir zaman sonra
geLir. Hans sorar: -Ee domuz ne durumda, ayakta mI yatIyor mu? KadIn güLerek
cevap verir -Ne ayakta ne de yatIyor, eL arabasIna binmis seni bekLiyor.

Mustafa abi

Bir gün köy ahalisi köy kahvesinde bir yandan haberleri izliyorlar mis biryandan da pispirik çeviriyorlarmis. Içlerinden biri (Mustafa Abi) televizyonda Ecevit'i görmüs ve demis:
- Ulan, basbakan oldu yüzümüze bakmiyor. Eskiden böylemiydi bea! Etrafimda dolanirdi! Hey bee, zaman ne çabuk geçiyor... Tabii kahvedekiler merakla sormuslar:
- Mustafa Abi? Sen nereden taniyorsun Basbakani yahu?
Mustafa Abi istifini bozmadan cevap vermis:
"-Ulan üniversite yillarinda abilik ettim ona! Az ekmegimi yemedi!! Gel gör ki simdi bizi unutmus baksana!"
Kahvedeki ahali inanmams tabii ki. Mustafa Abi'de inandiirmak için demis ki:
- Gelin ulan! Meclisin önüne gidiyoruz. Çikista yakalayacagiz Ecevit'i. O zaman anlarsiniz yalan mi degil mi??
Hepbirlikte T.B.M.M.'nin önüne giderler ve çikista Ecevit'i yakalarlar. Ecevit hemen Mustafa Abi'nin elini öpmeye kalkisir ve der ki:
- Abim, Mustafa abim; kusura bakma basbakanlik bir dakika bos birakilmiyor ki! Kusuruma bakma abi.
Mustafa abi kahve ahalisine söyle bir bakar ve ahalinin acayip sekilde etkilendigini görür. Baska birgün gene kahvede ahali ile TV seyreden Mustafa Abi TV'de Süleyman Demirel'i görür ve der:
- Bu da öyle. Cumhurbaskani olunca kendini birsey zannetti. Hayirsiz çikti bu da!!
- Hadi canim. Ecevit'i belki sans eseri taniyorsun ama buna inanmiyoruz!!, der.
Mustafa Abi hemen ahaliyi toplar ve Çankaya'ya gider. Mustafa Abi'yi gören Demirel hemen Ecevit gibi Mustafa Abi'nin ellerine sarilir ve öpmeye kalkisir. Mustafa Abi buna izin vermez tabi. Demirel ekler:
- Abi Vallahi billahi kusura bakma. Uzun yillardir göremiyordum seni. Tamda seni ziyarete gelecektim der.
Mustafa Abi tekrar ahaliye dönerek bir bakis atar ki artik ahalinin gözünde peygamber kadar yükselmistir.
Yine birgün kahvede tv izlerken bu sefer tv ye Clinton çikar. Mustafa Abi söze baslar ve der ki:
- Ulan ne çabuk unuttun o sefalet dolu günleri? Tabi zengin oldun, Amerika'ninda basina geçince unuttun bizi.. Hayirsiz herif!!
Ahali bu kadarininda fazla oldugunu söyler ve digerlerinin belki bir sans eseri olabilecegine ama Clinton'u tanimasinin imkansiz olduguna imece usülü karar verirler.
Mustafa Abi'nin tabii ki kafasi atar ve bazi köylüleri alarak Beyaz Saray'a giderler. Kapidaki görevliye Clinton ile görüsmek istediklerini söylerler.. Görevlide sadece bir kisinin girebilecegini söyler. Köylüler düsünürler ve sadece Mustafa Abi'nin Clinton'u tanidigini söyleyerek Mustafa Abi'nin gitmesini isterler.
Güvenlik Mustafa Abi'yi iyice arayarak içeri sokar. Saatler geçer ama kapidan kimse çikmaz. Köylüler sikilir. Penceredende bakma olanaklari olamadigi için ordan geçen uzun boylu birine sorma karari alirlar. Sans eseri orada o anda Michael JORDAN geçmektedir. Ingilizce bilen bir köylü Michael Jordan'a döner ve der ki:
- Ya Jordan Abi. Senin boyun uzun. Camdan içeri bakip neler oluyo, kaç kisi var bi baksana... Jordan camdan bakar ve cevap verir:
- Vallahi ne oldugunu bilmiyorum. Içerde 6 kisi var. Biri Mustafa Abi, digerlerini tanimiyorum.
Politika dersi
Ortaokul ogrencisi kahramanimiz, babasinin omuzuna dokunur, sorar:
Baba, okulda ders verdiler, "Politika nedir", anlatmamiz lazim.
Nedir politika? Baba oglunun yasina uygun bir formul bulur:
Bak yavrum, simdi su kelimeleri iyice aklinda tut...
Ben ucretli calisiyorum, buna KAPITALIZM diyoruz.
Parayi nasil harcayacagimiza annen karar veriyor, ona HUKUMET de.
Hepimiz aslinda senin icin cabaliyoruz, sen HALK'sin.
Bebek kardesine bakan dadin, ISCI SINIFI.
Kardesini de GELECEK diye dusun.
Simdi bunlari boyle ezberle, yarin kahvaltida sana politikayi anlatirim.
Oglan bunlari ezberler, aksam olur, herkes yatar. Gece bizimki, kardesi
kucuk bebegin aglamasiyla uyanir. Gider bebegin odasina, bebek altini kirletilmis aglamaktadir.
Annesinin odasine girer, annesi derin bir uyku cekmektedir, uyanmaz.
Dadinin odasina gider, bir bakar ki, babasi dadisiyla ayni yatakta,
"Bebek agliyor" demesine hic aldiris eden bir halleri yok. Bizimkisi gerisin geriye doner, yatar...
Ertesi sabah kahvaltida babasina, "Baba ben politika neymis anladim" der.
Babasi "Neymis soyle bakalim" diye sorunca anlatir:
"KAPITALIZM, ISCI SINIFINI beceriyor. Bu arada HUKUMET uyuyor. HALK kimsenin umurunda
degil ve GELECEK bok içinde.
Çok sey
Temel'le Idris meyhaneye girdiler. Rakilar geldi...
Yarim saat sonra Idris sordu:
- Söyle pakayum, bir bir daha ne eder?
- Içi, dedi Temel.
Idris biçagini çekip Temel'e sapladi.
Karakolda komiser gürledi:
- Arkadasini neden öldürdün?
Idris içini çekti:
- Çok sey pileydu!
Hamsi
Temel Dursuna soruyor: Temel: Ula Dursun sen oruclu oruclu kac hamsi yersun?
Dursun: Vallaa 100 tane yerim.
Temel: Olur mu ulan ilk hamsiyi yediginde oruc bozulur diger 99 sayilmaz.
Neyse Dursun bunu kafaya takiyor.O da yine yolda gordugu Idrise soruyor:
Temel: Ula Idris sen oruclu olarak kac hamsi yersun? Idris: Valla 50 tane falan.
Temel: Ula 100 tane deseydun sana birsey anlatacaktum.
YavasLa
Temel Sehir disinda bir yolda hizla araba kullaniyormus.
Bakmis bir tabela "YAVASLA 80 km". Temel hizini 80`e indirmis.
Birazdan baska bir tabela "YAVASLA 60" Temel hizini 60` a indirmis.
Merakla giderken yeniden bir tabela "YAVASLA 40".
Temel 40 km`ye inmis bir yandan da acaba yolda calisma mi var? diye dusunuyormus.
Epey gittikten sonra bakmis yine bir tabela "YAVASLA 15". Temel hizini 15 km`ye indirmis yolun en sagindan tingir mingir gitmeye baslamis ama meraktan da catlayacak.

Uflaya puflaya bir saat daha gittikten sonra yeni bir tabela gormus:
"YAVASLA YA HOS GELDINIZ, NUFUS:2500"
Asmak
Dursun evinden çiktiginda birde bakar ki komsusu Temel kendini belinden agaca asmis halde duruyor.
Hemen gidip ipi agaçtan çözer.Komsusunu agaçtan indirdikten sonra merakla sorar :
-Ha sen ne yapayudun öyle?
-Hiç kendimi asaydum...
-Ha usagum, penum pildigum insan poynundan asilayi.
Temel üzgün ve çaresiz bir halde komsusu Dursun`a baktiktan sonra cevap verir :
-Ben de öyle yapmisudum.Ama ipu poynima pagladigum zaman bi türlü nefes alamayrum.
Kuyruk acIsI
Kabadayi geçinen biri hamam gidip dövmeciyi bulmus:
- Afilli bir dövme yaptirmak istiyorum. Ne resimleri var?
- Yilan, balik, kartal basi, deniz kizi, aslan...
- Bunlarin en büyügü hangisi?
- Aslan, ama acisina dayanmak zordur.
- Aci filan vizgelir. Haydi, göster marifetini!
Dövmeci, aslan resmini igneyle adamin vücuduna çizmeye baslamis. Resim büyük tutuldugundan çizim uzun sürmüs. Kabadayi bozuntusu iki saat kadar aciya dayandiktan sonra:
- Yeter gayri, demis. Bu kadarindan da anlasilir aslan oldugu.
- Kuyruguna geldik, aga, biraz daha dayanirsan bitecek.
Artik dayanamayip dövmecinin önünden kalkan kabadayi bozuntusu:
- Yeter, yeter! diye bagirmis. Hiç kuyruksuz aslan mi görmedik yani. Bu da kuyruksuz oluversin.
2 rahibe
Iki rahibe varmis biri matematikçi biri mantikli...
Bunlar bir aksam karanlikta kiliseye dönerlerken matematikçi rahibe mantikliya dönerek ;
-"Yaklasik 20 dakikadir bir adam bizi takip ediyor ve gittikçe yaklasiyor su anda aradaki mesafe 50 metre" der.
Bunun üzerine mantikli rahibe bunun tek mantikli açiklamasi olabilecegini ve adamin kendilerine tecavüz edecegini ve daha hizli yürümeleri gerektigini belirtir.
Rahibeler daha hizli yürümeye baslarlar. 2 dakika sonra matematikçi rahibe:
-"Adam da hizlandi ve aradaki mesafeyi kapatiyor, su anda 30 metre arkamizda... O zaman mantik olarak kosmamiz gerekir."
Rahibeler kosmaya baslar ve 3 dakika sonra matematikçi rahibe
-"O da kosuyor ve arayi kapatiyor su anda mesafe 10 metre...O zaman mantik olarak bizi yakalayacak birimiz saga digerimiz sola saparak kiliseye ulasmaya çalisalim en az birimiz kurtulur." ...
Ve matematikçi saga dogru kosmaya mantikli sola dogru kosmaya baslar. Matematikçi 20 dakika sonra kiliseye ulasir ve telas içinde beklemeye baslar. Aradan 40 dakika geçtikten sonra mantikli rahibe gelir.
Matematikçi sorar ;
-"Ne oldu ne yaptin ?"
-"Adam beni takip etti artik mesafe üç-bes adima kadar azalmisti, mantik olarak daha fazla kosmanin anlami yoktu...
-"Eeee..."
"Mantik olarak ben durdum adamda durdu."
-"Sonra..."
-"Mantik olarak ben etegimi kaldirdim oda pantolonunu indirdi."
-"Peki daha sonra...."
-"Daha sonra ne olacak etegini kaldirmis bir rahibe pantolonunu indirmis bir adamdan DAHA HIZLI KOSAR..."
Soguk çay
Bir Kirsehirli, kahveci arkadasinin dükkaninin önünden geçreken her sabah "Soguk çay var mi" diye sorar. Arkadasi da "Yok" der.
Bu soru ve cevap hergün devam edince kahveci birgün sabah çayi sogutur ve arkadasini bekler.
Her zamanki gibi Kirsehirli gelip "Soguk çay var mi" diye sorar. Arkadasi "var" der.
Kirsehirli gayet sakin "Isit da içelim ozaman" der.
DiL biLgisi
Dilbilgisi dersinde Karadenizli ögretmen, Erzurumlu ögrencisini sözlüye kaldirip sormus :
-Pakmak fiilinin çekiminu yap pakalum...
-Erzurumlu ögrenci hemen atilir :
-Bakirem, bakirsem, bakir...
Ögretmen ögrencisinin bu cevabi karsisinda :
-Uy diluni esekarisu soksun.Öyle mi denur daa? Onun aslu pöyledur :
-Pakayrum, pakaysun, pakay...
Japon icadI
Bir Japon, New York ta bir bara girip oturur. Sol avucunu acip sag eliyle avucunun icine telefon tuslar gibi yapar sonra sol elini kulagina getirip konusmaya baslar.
Barmen meraklanip yanina gelir. "Ne yapiyorsun sen? diye sorar.
Japon, "Japonyada yeni bulus. Artik cep telefonu kullanmak yok. El telefonu var diyerek elini acar gosterir.
Avucunun tam ortasinda ufak bir hoparlor monte edilmistir.
Barmen, "Inanmiyorum. Boyle bir sey olamaz.
Japon, "Gostereyim. Bana bir telefon numarasini soyle, cevireyim. Barmen numarayi soyledikten sonra, Japon yine avucunun icini tuslayip elini kulagina getirir.
Biraz bekledikten sonra elini barmene uzatir "Konusabilirsin der. Barmen Japon un elini kulagina getirerek "Alo? sesi duyar sonra "Joe? Sen misin?...
Ya inanmiyacaksin ama su anda seninle bir Japon un elinden konusuyorum... Hayir sarhos filan degilim.... Neyse sonra
anlatirim. Haydi hoscakal deyip Japon un elini birakir.
Hayretler icinde,
- "Harika bir sey bu! Pahali midir? Japon, "Biraz ama deger der, sonra ickisini ismarlar.Ama ickisini yudumlarken birden bire dikiliverip "Afedersin tuvalet ne tarafta? sorar. Barmen yolunu gosterir. Japon kalkip gosterilen kapidan girer. 5 dakika gecer ama Japon donmez. 10 dakika gecer... Barmen merak etmeye baslar. 20 dakika gectikten sonra barmen "Basina kotu bir sey mi geldi diyerek tuvalete girer ve... Japon u yerde gorur. Pantalonu dizlere kadar indirilmis secdeye durur gibi yere egiliyor. Kicinda bir rulo tuvalet kagidi var. Barmen:
"Aman Tanrim! Sana ne oldu boyle? Saldiriya mi ugradin? Yaralandin mi? Japon: "Hayir. Ben iyiyim. Japonyadan uzun bir faks aliyorum, o kadar.
Sekreter
Bir adam arkadasina sekreterini neden isten kovdugunu anlatiyormus.
-"Iki hafta once" demis ve devam etmis;- "45. yasgunumdu ve o sabah kendimi iyi hissetmiyordum.
Kahvalti masasina oturdugumda karimin dogum gunumu kutlayacagini ve buyuk bir olasilikla bir hediye verecegini tahmin ediyordum.
Birak dogum gunumu kutlamayi, bir "Gunaydin" bile demedi. Kendi kendime karim unuttu herhalde ama cocuklarim hatirlar diye dusundum. Cocuklar kahvaltiya geldi ve tek kelime etmediler.
Ise giderken moralim cok bozuktu ve uzgundum. Ofisime girdigimde, Janet "Gunaydin Patron, Dogum gununuz kutlu olsun" dedi ve kendimi daha iyi hissettim, birisi hatirlamisti. Oglene kadar calistim.
Yemek zamani Janet kapiya vurdu ve "Disarda hava cok guzel ve bugun sizin dogum gununuz, haydi yemege cikalim, sadece siz ve ben".
"Butun gun duydugum en guzel sey buydu.
"Haydi gidelim" dedim.
Yemege ciktik. Normalde gittigimiz bir yere gitmedik, sehir disinda ozel bir lokantaya gittik. Iki martini ictik ve yemekten sonsuz zevk aldik.
Is yerine donerken, "Hava cok guzel, ofise donmemiz gerekmiyor degilmi?" diye sordu.
"Hayir, sanirim gerekmiyor".
"Benim evime gidelim ve size bir martini daha ikram edeyim" dedi.
Evine gittik. Baska bir martininin daha tadini cikardik ve bir sigara ictik, ve Janet dediki,
"Patron, izninizle, yatak odasina gecip uzerime daha rahat birseyler giyeyim" dedi ve ona memnuniyetle izin verdim.
Yatak odasina gitti ve alti dakika sonra yatak odasindan ciktiginda elinde kocaman bir pasta tasiyordu, arkasindan karim ve cocuklarim geliyordu.
Hepsi "Iyiki dogdun..." sarkisini soyluyorlardi.
Ve ben orada uzerimde sadece coraplarimla oturuyordum."
TeLgraf
Avukat, müvekkillerinden birine telgraf çekti:
"Kayinvaldeniz dün gece öldü. Gömülmesini mi, mumyalanmasini mi, yoksa yakilmasini mi saglayalim?"
Ertesi gün cevap geldi:
"Emin olmak isterim. Her üçü de yapilsin."
Ne satIcI ama
Atesli bi köy çocugu sehrin en büyük marketinde ise basvurur.
Dünyanin bu en büyük çarsi-marketinde hersey ama hersey satilmaktadir.patron sorar:
Daha önce hiç saticilik yaptin mi?
Evet köyümde bu isi yaptim.
Patronun gözü çocugu tutar:
Iyi,yarin basliyosun, aksam ilk günü degerlendiririz
Ertesi gün aksam olur ve patron çocugu karsisina alir:
Evet, bugün kaç satis yaptin?
Bir ne bir mi? digerleri 20-30 satis yaptilar, nasil bir?
Kaç dolar tuttu peki?
320.334s
Patron sasirir:
Nasil becerdin bunu?
Aadama basta küçük boy bir olta, sonra orta boy ve sonra da büyük boy bir olta sattim.
Adama nerede balik tutucagini sordum.kiyida diyince bi tekneye ihtiyaci oldugunu söyledim.
tekne Bölümüne indik ve ve çift
Motorlu yelkenli lüks bi yat sattim.
Vos vosuyla bunu çekemiyecegini söyleyince son model 4*4 bi jip sattim.
Patron kendinden geçer:
Ne diyosun, bütün bunlari bi küçük olta almaya gelen adama mi sattin?
Genç çocuk cevap verir :
Yoo aslinda karisi için bi tane orkid istemisti.ben de ona söyle dedim:
Haftasonun mahvolmus, sen en iyisi baliga git ...
DemireL ve Ecevit
Masal bu ya, Demirel ölmüs, öbür dünyaya gidince kendisine ceza olarak çok çok çirkin bir kadin vermisler ve bu dünyada hayatini bununla geçireceksin demisler. O da kaderine boyun egmis. Ama birde gezerken ne görsün, karsida Ecevit yaninda Demi Moore'la beraber degil mi?. Çok sinirlenmis ve Seytana çikip bunun bir haksizlik oldugunu söylemis. Seytanda ' Eh ! ne yapalim senin cezan böyle, Ecevit'e gelince o da Demi Moore'in cezasi
VesikaLIk
Temel ile dursun ise basvurmuslar ve sirket bunlardan 8 adet vesikalik fotograf istemis bunlar da tamam deyip dusunmusler ulan belden yukari 8 fotograf nasil bulacagiz.
Neyse temel bir fikir atmis ortaya bir cukur kazalim ve belimize kadar girer cektiririz.
Dursun da evet ya bayagi bir guzel fikir demis ve temele sen cukuru kaz bende fotograf makinasi getireyim demis.
Neyse dursun bir gelmis bir de ne gorsun temel 8 tane cukur kazmis dursun hemen atlamis tabi ulan olum ne yaptin 8 cukura ne gerek vardi?
- Ben zaten 8 tane fotograf makinasi getirmistim
EhLiyet - Ruhsat
Adamin birini kirmizi isikta gectigi icin polis durdurmus, adamdan ehliyet ruhsat istemis. Adam da "yanimda yok, arkadasin evinde iciyorduk, sanirim fazla kacirdim, biraz sarhosum orada unutmus olmam lazim" demis..
Polis dumur olmus tabii..
Kirmizi isik, alkol, ehliyet ruhsat yok...
Gitmis komserine durumu anlatmis...
Komser gelmis adama ehliyet ruhsat sormus, adam cikartip uzatmis hemen.
Komser sasirmis tabiii...
Alkolmetreyi cikarip ufletmis, adamda zerre alkol yok...
Sasirmis tabi..
"yaw memur bana sizin alkollu oldugunuzu ve ehliyetinizin yaninizda olmadigini soyledi" demis.
Bizim uyanik donmus komsere..
"siz ona aldirmayin, pek iyi degil galiba.. birazdan size kirmizi isikta gectigimi filan da soyleyebilir"
Bakan
Bir ülkede bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememisti.Ne yapsa makbule geçmiyor,
basin hergün kendisiyle ugrasiyordu.Nihayet :
-Öyle bir sey yapayim ki,gazeteciler mat olsun, diye düsündü ve ilan etti :
-Pazar günü saat 10`da bakan denizin üzerinden yürüyerek geçecegim.
Pazar sabahi saat 10`da tüm basin mensuplari toplandilar orada.Bakan geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye basladi.Karsi kiyiya kadar da yürüdü geçti.Herkesin gözleri dehsetle açilmisti.
Fakat ertesi günü tüm gazetelerde su baslik okundu :
-Bakan yüzme bilmiyor!
Kedi iLe Papagan
Evin kedisi, papagana:
- Sen, benim kadar zeki degilsin, dedi. Ben evi farelerden korurum. Efendilerimin kucagina oturur, mindere kurulurum.
Papagan sözünü kesti:
- Olabilir, ben de konusuyorum.
- Peki, bir iki dakikadan beri ne yapiyoruz?
Can sIkIntIsI
Aslan kralin cani fena halde sikiliyormus..
Veziri tilkiyi cagirmis yanina..
"Bir sey dusun de nesemizi bulalim" demis..
"Ormandaki patikada duralim. Karsimizi ilk cikani dovelim" demis tilki..
"Dovelim de durup dururken adam dovulur mu?" demis aslan..
"O kolay" demis tilki.. "Senin niye sapkan yok, deriz ve doveriz..
Orman ahalisinin Ertekin gibi gezecek hali yok ya.."
Az sonra seke sek tavsan cikmis ortaya..
"Gel bakiim buraya" diye kukremis aslan.. "Senin niye sapkan yok?.."
"Aman aslan kralim, ne sapkasi" demeye kalmamis, patakuta girismisler, aslanla tilki..
ayagi da eglenmisler..
Ertesi gun gene ayni patikanin yaninda beklemisler..
Gene tavsan ama bu defa ziplayamiyor, topalliyor..
"Vay niye sapkan yok?.." Patakuta..
Ucuncu gun aslan kralin adalet damarlari kabarmis..
"Yahu her gun sapkan yok diye adam dovemeyiz ki..
Bir baska sebep bul, vezir tilki" demis..
"Buldum" demis tilki.. "Ilk karsimiza cikani sigara almaya gonderelim.
Ya filtreli alacaktir, ya filtresiz..
Biz de niye otekini almadin diye gene doveriz.."
Gitmisler patikaya baslamislar beklemeye..
Kismet gene tavsan..
Yuzu gozu bagli, koltuk degnegi ile bu kez..
"Git bize sigara al" demis aslan kral.. Tavsan aksaya aksaya giderken, tilki ile aslan birbirlerinin gozlerinin icine bakip keyifle gulmusler.. Tam bu sirada tavsan donup bagirmis oteden..
"Afedersiniz, filtreli mi olsun, filtresiz mi?.."
"Gel ulan buraya" diye ofke ile kukremis aslan..
"Senin niye sapkan yok bakiim!.."
Çis
Yüzme Hocasi kizgin bir sekilde genç adama yaklasti :
-Derhal çikip gidin buradan.Suya çis yaptiginizi gördüm!
-Ama bu isi ilk ya da tek yapan ben degilim herhalde?
-Hakli olabilirsin, ama ötekiler hiç degilse suyun içinde yapiyorlar.
Sizin gibi tramplen tahtasinin üzerinde degil!
Avukat
Çok havali ve zengin bir avukat, yeni aldigi lüks spor arabasini ofisinin önüne park eder. Ofisteki arkadaslarina nasil gösteris yapacagini düsünerek arabasindan inerken, yoldan hizla geçen bir kamyon sürücü tarafindaki kapiyi kopartir atar.
Avukat derhal cep telefonunu kapar ve polisi arar. Bir dakika içinde polis olay yerine gelir fakat daha tek bir soru sormasina firsat birakmadan avukat isterik bir sekilde haykirmya baslar..
Daha geçen gün aldigi arabasi mahvolmustur ve kaportaci ne kadar ince is görse gene de eskisi gibi olmayacaktir. O kamyonun sürücüsü derhal bulunmali ve yaptigi hasar ona mutlaka ödettirilmelidir.
Avukat kizgin ve öfkeli sikayetini nihayet bitirdiginde, polis bikkin ve inanamaz bir sekilde basini sallar
"Siz avukatlarin bu kadar materyalist olmalarini bir türlü anlayamiyorum.." der "..sahip oldugunuz seylere öyle baglaniyorsunuz ki, baska birseyi gözünüz görmüyor...".
"Nasil söylersin böyle birseyi?" diye hayretle sorar avukat.
Polis adama aciyarak ve küçümseyerek bakar: "Sol kolun dirseginin altindan kopmus görmüyor musun?
Kamyon sana carptigi sirada olmus olmali ve sen bana kaportacidan bahsediyorsun...."
"Aman Tanrim!" diye bagirir avukat. "Rolex'im de gitmis...
Bebek
Adamin biri misafirlige gitmis. Aksam olunca haliyle sormuslar :
-Pardon arkadas, demisler kari-koca.
-Bizim odada mi yatarsin, bebegin odasinda mi, yoksa bos bir odada mi?
Adam düsünmüs :
-Kari-koca nin yaninda yatilmaz, bebekte uyanir aglarsa uykusu kaçacak, ben bos odada yatarim, demis.
Sabah olunca adam elini yüzünü yikamis, bir de bakmis çok güzel bir kiz adama havlu tutuyor.
Adam: -Kizim senin ismin ne? diye sormus.
Kiz : -Bebek amcacigim ya sizin isminiz?...
Adam : -Esek kizim essseeek...
Çorap
Ayaklari çok fena kokardi.Bir gün bir arkadasina birlikte tiyatroya gitmelerini teklif etti.
-Hay hay, dedi arkadasi.Ama eve git, ayaklarini yika ve temiz bir çorap giy. Söz mü?
Tiyatroya gittiler.Yerlerine oturdular.Aradan bes on dakika geçmeden etrafindakiler mendillerini
burunlarina götürmeye basladi.
-Hani söz vermistin, dedi arkadasi.
-Vallahi degistirdim, dedi.ve ekledi:
-Inanmazsin diye kirlileri de cebime koydum.Nah!...
RezaLet
Orta yasi bayan, otel müdürünün odasina girdi, bagirmaya basladi:
- Bu ne rezalet!
- Sakin olun hanimefendi, dedi müdür. Sikayetiniz nedir?
- Daha ne olsun! Dün gece bir delikanli, dakikalarca kapimi yumrukladi. Ben de dakikalarca kapiyi açmaya çalistim. Kapiniz bir türlü açilmadi.
TutukLayIn
- Komiser bey, beni tutuklayin. Karima bes el ates ettim.
- Öldü mü?
- Hayir, hiçbiri isabet etmedi.
- Öyleyse neden tutuklanmayi istiyorsun?
- Karim beni ariyor da...
Seytan
Yasli kadin oldukca dinibütün bir insanmis..her sabah kapisinin önüne cikar ve bagira bagira dua edermis: "Tanrim bize verdiklerin icin sana sukurler olsun"
Ve ardindan her seferinde de yan komsusunun sesi duyulurmus: "Tanri yok kadiiin Tanri yok!!!"
Yasli teyze ne kadar sinirlense de yine her sabah dua edermis,oteki komsu da inadindan her seferinde ona oyle bagirirmis.. neyse.. bir aksam, komsusu yasli teyzeye bir oyun etmeye kalkmis..markete gidip bi sürü meyve sebze ekmek vs.alip torbalara doldurmus,yasli teyzenin kapisinin önüne birakmis...
Ertesi sabah teyze kapiyi acip da yiyecekleri gorunce cok sasirmis ve sevincle bagirmis:
-"Sana sukurler olsun Tanrim,bu gonderdigin yiyecekler icin sana sukurler olsun!!!" Ve agacin arkasindan onu seyreden komsusu seslenmis:
-"Tanri yok kadiiiin Tanri yok!!! O yiyecekleri ben aldiiiim!!!" Yasli teyze hic istifini bozmamis:
-"Yuce Tanrim sana ne kadar sukretsem azdir!!!! Hem bu yiyecekleri gondermissin hem de parasini seytana odetmissin!!!"
Enayi degiLim
Arabasini park edip lokantaya giren adam, çiktiginda arabasini akordeona dönmüs bir halde bulur. Cam sileceginin altinda bir kagit vardir.
Kagidi açtiginda, su satirlarla karsilasir : -Ön vitesle geri vitesi sasirip arabaniza sert bir sekilde çarptim.
Arabanizda gördügünüz gibi çok büyük hasar var. Olayi gören kimseler de su an, ben bu satirlari yazarken çevremde toplanmis bulunuyorlar ve bu kagida adimi ve adresimi yazdigimi saniyorlar.
Ne halin varsa gör, o kadar enayi degilim!
Görmüs
Kekeme ile bir arkadasi yolda gidiyorlarmis.Kekeme, birden atilmis :
-Gö...Gö...Gördün mü?
Arkadasi sormus : -Neyi gördün mü?
-Ha...Ha...Harika bir ka...ka...kadin...Bir de mi...mi...mini bir etek giymis...
-Hani? Nerede?
-Se...Se...Sen ba...ba...bakana ka..ka..kadar ma...ma...magazaya girdi!
Biraz daha yürümüsler.Kekeme yine atilmis : -Gö...Gö...Gördün mü?
-Neyi gördün mü?
-Sa...Sa...Sahane bir ara...ara...araba!
-Hani nerede?
-Sen ba...ba...bakana ka...ka...kadar geçti git...git...gitti!
Daha yürümüsler.Kekeme yine atilmis : -Gö...Gö...Gördün mü?
Ama arkadasi bu sefer sinirlenmis: -Gördüm lan! demis.Gördüm iste!
Kekeme de öfkeyle çikismis : -Ma... Madem gördün de, ne diye bo...bo...boka bastin!
IyiLik meLegi
Adamin isi varmis, Ankara`ya gidiyormus, tam uçaga binerken kulaginda bir ses :
-Binme, bu uçak düsecek!
Dönmüs, bakmis, kimse yok, ama içine de bir kurt düsmüs, binmemis.
Ikinci uçagi beklerken kara haber ulasmis :
-Uçak düstü kurtulan olmadi!
Kosmus Haydarpasa`ya, bilet almis, tam trene binecek, ayni ses kulaginda :
-Binme bu trene, raydan çikacak!
Dönmüs, bakmis yine kimse yok, trene binmemis, gelmis eve, sabah gazeteyi açinca tüyleri ürpermis :
-Tren Eskisehir`de raydan çikti su kadar ölü, su kadar yarali...
Allahina sükretmis, kosup otobüse bilet almis, tam binerken yine o ses :
-Bu otobüse binme, freni patlayacak!
Dönmüs yine kimse yok! Dayanamamis, bagirmis : -Sen kimsin yahu?
-Ben senin iyilik meleginim!
Adam iyice kizmis: -Ulan evlenirken neredeydin!
Oyun
Genç judo ögretmeni, kendisinden çok hoslanan kiz ögrencilerine: - Simdi, dedi, sizlere yasak oyunlardan bir ikisini gösterecegim. Ögrenciler kikirdadilar. Içlerinden biri: - Bir gören olursa dedikodu yapmaz mi hocam?
Yaka
Hemsire, doktora hastayi gösterdi:
- Kalbini dinlemek için ne zaman egilsem, kalp atislari hizlaniyor. Ne yapsak?
- Önlügünün yakasini iliklesen...
Trafik
Trafik polisi Temelin kullandigi arabayi durdurur ve:
-Sizi tebrik ederim beyfendi, bu günkü kontrollerimizde emniyet kemeri takan tek sürücü sizsiniz bu yüzden size üçyüzmilyon lira ödül verecegiz, ne yapmayi düsünüyorsunuz, demis.
Temel: -Hemen cidup bi ehliyet alacagim demis.
-Ne! senin ehliyetin yok mu? demeye kalmadan yandan Fadime söze girmis:
-Siz ona bakmayin memur bey içince hep boyle sapitiyi Polis iyice sinirlenmeye baslamis.
Derken arkadan dursun:
-Ula ben size demedimmi çalinti arabayla yola çikmayalim basimiza bi is gelir diye.
Trafik polisi iyice zivanadan çikmis ve bagajdan idris atlamis:
-Noldu usaklar geçtik mi siniri?
KIzamIk
Bey, telefonu açip seslendi :
-Alo...Doktor Bey, bizim oglan kizamik.
-Biliyorum, dedi doktor, dün sizin eve girip gerekli seyleri söyledim, kendisini kimseyle temas ettirmeyin ve..
-Ama doktor bey, oglan hizmetçiyi öpmüs bir kere...
-Ya bu fena iste...Öyleyse hizmetçiyi de karantinaya almali.
-Doktor bey, bir sey daha var, sonra hizmetçiyi bende öptüm...
-O... Isler çatallasti, hastalik herhalde size de bulasmis olmali.
-Ya..sonra ben karimi öptüm...ve doktor korkarak:
-Ne diyorsun be? Öyleyse ben de kizamik olacagim demek...
Sert kovboy
Bir kovboy çiftligine dönmektedir.Bindigi ati yeni satin almistir.Atin üstünde bir gün evvel evlendigi genç bir kadini da getirmektedir.
Sel yatagi boyunca ilerlediklerinden, kötü bir rastlanti sonucu at kayar.
-Biiiiiirrrr, der kovboy kisaca.
Ve on dakika sonra at yine bir yoldan sapma yapar.
-Ikiiiii, der kovboy. Biraz daha ileride, at bir engel karsisinda, az kalsin dengesini kaybeder gibi olur, bu kez kovboy ne bir, ne iki der.Kadini attan indirir ve : -Üüüüüüç, der
Ve bir tabancayla ati öldürür.
Genç evli kadin, dehsete düsmüstür.Itiraz etmekten kendini alikoyamaz.
-Herseye karsin, biraz sert, yapmamaliydin!
Ve kovboy: -Biiiiiiiirrrr
Miyaw
Iki deli, akil hastahanesinden kaçmaya karar vermisler. Gece vakti hizli bir sekilde duvardan atlayarak bosluktaki tarlaya çikmislar. Tellerin arasindan sürünerek ilerlerken bir bekçi bunlarin hisirtisini duymus. Hemen bagirmis: -Kim var orada? Delilerden biri hemen: -Miyaw, miyaww diye seslenmis. Husirtiyi kedinin çikardigini zanneden bekçi tam geri dönecekken deliler yine sürünmeye baslamislar ve yine bir hisirtilar baslamis. Bekçi hemen dönmis ve bagirmis: -Kim var orada? Iyice sinirlenen deli: Miyaw dedik ya len demis
Içinden gelen ses
Adamin biri miskin miskin bir agacin altinda otururken derinden bir ses duymus;
"Oturdugun yeri kazzz" Adam sasirmis, bakmis sagina soluna kimsecikler yok.
Baslamis kazmaya. Aaaa o da ne, bir küp altin! Almis altinlari, panik içinde eve kosmus.
Geceleri uyuyamaz olmus. Bir gece ayni ses "git altinlari paraya çevirrrr!"
Adam denileni yapmis. Gene uykusuz geceler...
Gene bir gece ayni ses "Las Vegas'a bir uçak bileti allll!"
Neyse adam Las Vegas'a gitmis, lüks bir otele yerlesmis, sesi beklemeye koyulmus.
"Simdi in asagiya, git rulet masasina bütün parani 5'e yatirrr!"
Adam denileni yapmis. Kazanmis. "Simdi 7'ye" Yine kazanmis.
"10'a" Yine... Adam çildiracak. "Simdi bütün parani 8'e yatirrr!" Adam denileni yapmis.
Alet dönmüs dönmüs, 4, 5,6, 7 , 8 ve 9!!!!! Adam gözlerine inanamamis.
Amanin bütün para gitmis. Öfke, hüzün, küfür....
O anda o ses yine duyulmus; "Ha sittirrrrr"
Tabanca sesi
Genç yazar, ilk oyununu tiyatronun yöneticisine bastan sona okudu ve sordu:
- Nasil buldunuz oyunumu?
- Iyi, yalniz sonunda küçük bir degisiklik yapsaniz iyi olur. Oyunun bas kisisi zehirle degil, tabancayla ölmeli.
- Bu önemsiz bir ayrinti...
- Bence önemli. Tabanca sesi, uyuyan seyircileri uyandiracaktir.
Köprüden geçis
Bir kamyonun soförü Nevsehirli, muavini de Kirsehirli'ymis. Bir gün kamyona 6 metre yüksekliginde yük yükleyip yola çikmislar.
Bir süre sonra yüksekligi 5 metre olan bir köprüden geçeceklermis.
Kirsehirli muavin saga sola bakinmis, Nevsehirli soföre "Trafik yok, geç agbi" demis.
Daha çok istiyor
Çocuk, okuldan bir gözü sis olarak dönünce, annesi telaslandi :
-Oglum ne oldu gözüne? Düstün mü yoksa?
-Hayir düsmedim.Arkadasim Orhan`la dövüstük.Ben de yarin onun gözünü sisirecegim!
Annesi yatistirmaya çalisti :
-Sakin ha! Dövüsmek iyi birsey degil.Ben sana yarin pasta çörek vereyim.Arkadasina da ver, barisin.Güzel güzel oynayin olmaz mi?
-Olur annecigim, barisiriz.
Ertesi gün, çocuk öteki gözü de sismis olarak döndü. Annesi merakla sordu:
-Yine ne oldu?
-Arkadasim yapti, daha çok pasta, çörek istiyor!
Resim
Leyla, agacin altina oturmus resim yapiyordu.Babasi kizin elindeki bombos kagigidi görünce sordu :
-Leyla, ne resmi yapiyorsun bakayim?
-Çimenlikte bir keçi resmi.
-Çimenler nerede?
-Keçi hepsini yedi.
-Ya keçi?...
-Yiyecek birsey kalmayinca o da gitti.
SapIk doktor
Psikolog karsisindaki sinir hastasi bir genci teste tabi tutmaktadir.Kagit üstüne bir dikörtgen çizip :
-Bu size neyi hatirlatiyor? diye sorar.
Hasta : -Içinde kadin bulunan bir yatagi, diye cevap verir.
Arkasindan psikolog kagida büyükçe bir kare çizer.Hasta, bu kez : -Içi kadin dolu bir oda, der.
Derken, çok büyük bir dikdörtgen çizdiginde, hasta bu sefer de :
-Bu da içi kadin dolu bir ev, deyince, psikolog dayanamaz :
-Tamam beyefendi, der.Siz bir kadin budalasisiniz.
Ama psikolog daha lafini bitirmeden, hasta bagirir :
-Ne, ben mi?Aslinda sen kadin budalasisin be! Sabahtah beri bana terbiyesiz resimler çiziyorsun...
ZorLa
Yargiç, sabikaliya: - "Seni bir daha karsimda görmeyeyim!" dememis miydim? - Demistiniz, reis bey. Ama ne yazik ki polis sözüme inanmadi. Kendisine o kadar söyledim, yine de yakalayip zorla buraya getirdi.
Saat
Kadin, aylardir kocasina vitrinde gördügü saati almasi için yalvariyormus.
Adamin da inadi tutmus. Bir türlü almiyormus.
Birgün isten eve döndügünde ne görsün.
Karisinin kolunda vitrindeki saat.
Hemen sormus: -Karicigim nasil aldin bu saati!
-Çok basit hayatim. Yarim saat verdim, bir saat aldim!!!
2.nci Dünya savasI
2. Dunya Savasinda 2 yahudi almanlara esir olmustur.
Bunlardan biri digerine kendilerine ne yapacaklarini sorar.O da baslar anlatmaya "
2 ihtimal var ya bizi oldururler yada esir kampina yollarlar.
Oldururseler sorun yok kampa gidersek 2 ihtimal var ya kursuna dizilriz ya da gaz odasinda olduruluruz.
Kursuna dizilirsek sorun yok gaz odasina gidersek 2 ihtimal var bizden ya sabun yaparlar yada kagit.
Sabun yaparlarsa sorun yok kagit yaparsalar 2 ihtimal var ya gazete kagidi oluruz yada tuvalet kagidi.
Gazete kagidi olursak sorun yok tuvalet kagidi olursak iste o zaman boku yedik".
DügmeLer
Istanbul'un Belediye Otobüsleri malüm.Agzina kadar kalabalik olur. Birgün Otobüs duraginda insanlar sira ile Otobüs'ün gelmesini bekliyorlardi. Birinci sirada dar etekli bir kadin,ikinci sirada ise Temel usagi vardi. Otobüs geldi. Dar etekli kadin otobüs merdivenine ayagini atti.Ne varki etegi dar oldugu için bir türlü binemedi.Elini arkaya atip bir dügme çözdü. Yine denedi olmadi.Bir dügme daha yine yok.Herkes bagirip çagirirken,Temel kadini kucakladigi gibi otobüsün bir kösesine birakti. Otobüs hareket ettikten bes dakika sonra kadin Temel'in yanina gelerek;
KADIN:Beyfendi,sen benim kocammisinda beni kucakliyorsun?
TEMEL:Ula,Sen penim karimmisin.Otobüse binerken iki saattir penim pantalonum dügmelerini açeysun.
ÖnemLi neden
-Hayrola nereden?
-Be be ben mi?Rad rad radyodan geliyorum...
-Ne vardi radyoda?
-Spi spi spi spiker si si si sinavi vardi da...
-Eeee, ne oldu?
-Bi bi bi birak yahu?Ki ki kiravat tak tak takmadik diye almadilar.
Semsiye
Yillar önce Ingiltere`de erler semsiye kullanmazmis.Semsiye tasima hakki sadece subaylara taniniyormus.
O yillarda bir gün genç tegmenlerden biri, koltugunun altinda bir semsiye ile hizli hizli yürüyen eri görünce,
beyninden vurulmusa dönmüs.Eri çagirarak :
-Bu ne küstahlik, demis.Ve semsiyeyi aldigi gibi dizinde iki parça etmis.
-Bu sana bir ders olsun, bir daha böyle küstahliklar yapma!
Neye ugradigini anlamayan er :
-Basüstüne, diyerek selami çakmis ve söyle sormus :
-Tegmenim, beni az önce evine yollayan general semsiyesini istediginde kim kirdi diyeyim?
Bamyaseker
Memduha Hanim psikologa gitti:
- Ben bamyayi çok seviyorum. Bu yüzden de kocam bana deli diyor.
- Laf, dedi doktor, ben de çok severim bamyayi.
- Öyle mi? Öyleyse bIr gün bize gelin ne olur. Bizim evde bütün çekmeceler, dolaplar bamya dolu. Tazesi, kurusu, konservesi... Her türlüsü var!
Lotto
Benzin istasyonunun önünde bir afis:
"Depoyu dolduran Lotaryada tutturursa bedava seks kazaniyor."
Iki kafadar benzinciye "Doldur depoyu" der, sonra bedava seks için lotaryaya talip olur...
Benzinci sorar: Kafamdan bir sayi tuttum, bilirseniz bedava seks.
"Üç" derler... Benzinci, "Bilemediniz, ben bes tutmustum.
" Bir hafta sonra iki kafadar yine gelir, depo yine doldurulur, yine lotarya...
Bizimkiler "Yedi" der. Benzinci "Olmadi, ben alti tutmustum".
Üç gün sora yine depoyu doldururlar, yine lotarya...
"Iki" derler, benzinci "Bir" der. Kafadarlardan biri arkadasina açilir...
"Yahu bu bizi kandiriyor galiba, hep baska rakam söylüyor... Hile yapmasin!"
Digeri cevap verir: "Yok canim kiz kardesim arka arkaya iki kere kazandi."
Anons
Temel ile Fadime, tayinleri nedeniyle Erzurum'a tasinirlar. Malum, Erzurum bol kar yagan bir yer...
Kar yagdigi bir gün aksam üzeri, temel'le Fadime evde otururlarken Belediye hoparlöründen bir anons,
'Sayin sokak sakinleri, lütfen arabalarinizi sokagin sol tarafina parkedin, sokagin diger tarafindaki karlar temizlenecektir'.
Temel, evden çikar ve arabasini sokagin sol tarafina park eder. Ertesi aksam, yine Belediye höparlöründen bir anons,
'Sayin sokak sakinleri, arabalarinizi lütfen sokagin sag tarafina parkediniz, sokagin bos birakilan tarafindaki karlar temizlenecektir'.
Temel yine disari çikar ve arabasini sokagin sag tarafina parkeder. Ancak bu arada kar yagmaya da devam etmektedir...Bunun sonucu olarak sokaklarin hergün temizlenmesi gerekmektedir.. Nitekim 3. günün aksami yine bir anons, 'Sayin sokak sakinleri, lütfen arabalarinizi sokagin ....? tarafina parkediniz, sokagin diger tarafindaki karlar temizlenecektir'
Ancak anons sirasinda sesde bir kopukluk oldugu için ne Temel ne de Fadime arabalarin sokagin hangi tarafina parkedilecegini anlayamamislardir. Uzun bir süre sokagin hangi tarafina parkedecekleri konusunda tartisirlar ve birtürlü bir karara varamazlar. En sonunda Fadime,
'Ula Temel' der, 'Madem, arabanin sokagin hangi tarafina parkedilecegini anlamadik, bugün de araba garajda kalsin, bosver anonsu...'
siKe
Futbol maçi baslamadan önce iki takimdan birinin kaptani, hakemi bir köseye çekip :
-Hocam, der.Sen bizim takimin durumunu bilmezsin...
-Bu maçi bize kaybettirecek olursan, bizimkiler seni ne yapar bilirmisin?
-Ne yaparlar?
-Seni parça parça ederler...
Hakem cevap verdi : -Anlasildi, siz bu oyunda berabere kalacaksiniz...
-Neden?
-Öteki, takimin kaptani da bana ayni sözleri söyledi de ondan!...
Vefakar bir aiLe
Yamyam baba-ogul balta girmemis ormanda dolasirken
nehirde yikanan genç ve çok güzel bir kadin görürler.
Ogul sorar: -Ne dersin baba, yiyelim mi onu?
Baba bir an düsündükten sonra : -Hayir, bunu eve götürür, onun yerine anneni yeriz! der
TemeL
Birgün ögretmeni Temel e 2 kere 2 kaç eder diye sormus Temel 5 demis.
Ögretmeni Temel i sinifta birakacakmis.
Temel in babasi devreye girmis ve Temel e bir firsat daha verilmis.
Ama sinavin ailesi onunde yapilmasini istenmis.
Temel i babasi iyice çalistirmis.
Sinav günü gelmis ve ögretmen Temel e sormus.2 kere 2 kaç eder.
Temel 4 demis.
Temel in 4 demesiyle ailesi: "BIR SANS DAHA"
Tokat
Necmi'yi çocuk bahçesine götürüyordu. Yolda apartman komsusu Nesrin'le karsilastilar.
Ogluna: - Ne bakiniyorsun Necmi, dedi. Nesrin teyzeni öpsene.
Necmi bir iki adim geri gitti:
- Olmaaaz... Dün babam Nesrin teyzeyi öpmek isteyince tokadi yedi. Simdi ben de bir tokat mi yiyeyim yani?
Kutüp ayIsI
Baba kutup ayisi ile oglu dolasiyorlarmis.
Yavru ayi: -Baba, benim dedem kutup ayisi miydi? diye sormus.
Babasi da: -Tabii ki oglum diye cevaplamis.
Biraz daha yürüdükten sonra Yavru ayi:
-Peki, dedemin babasi kutup ayisi miydi? Baba biraz meraklanarak:
-Tabii ki yavrum, dedenin babasi da kutup ayisiydi, niye merak ettin ki? Yavru ayi:
-Hiiç... diye cevap vermis. Biraz daha yürüdükten sonra Yavru ayi yine:
-Peki, dedemin annesi? Baba, biraz da sinirlenerek:
-Evet yavrum, o da kutup ayisiydi sertçe karsilik vermis.
Aradan fazla geçmeden Yavru ayi yine:
-Peki baba, dedemin babasinin babasi, annesi, amcasi filan hepsi kutup ayisi miydi? diye sormus.
Babasi bu sefer kizarak: -Evet, hepsi kutup ayisiydi.
Benim babam, annem, annenin babasi, annesi, onlarin babalari, anneleri, senin bütün sülalen kutup ayisi tamam mi? diye bagirmis.
Ardindan da niye soruyorsun bunlari diye azarlamis oglunu.
Oglu da: -Nerden bileyim. Üsüyorum, ?mina koyim. demis.
Miras
Ülkenin yasini basini almis ve en zengin isadamlarindan biriyle yapilan röportajdir: Genç gazeteci çocuk soruyor,"Efendim, bugünlere nasil geldiginizi, bu inanilmaz servetin öyküsünü bizimle paylasmak ister misiniz?" Ve cevap geliyor, "1928 yiliydi. 1.Dünya savasinin acilari yeni yeni sariliyordu. Elimdeki birkaç sentten baska hiç bir seyim yoktu. Elimdeki 5 sent ancak 1 elma almama yetiyordu, ve ben 1 tek elma aldim. Sabahtan aksama kadar elmayi sildim, piril piril oldu. O elmayi gün sonunda tam 10 sente sattim. Sabahi zor etmistim. Ertesi sabah, elimdeki 10 sentimle 2 elma aldim. Sabahtan aksama kadar o 2 elmanin her tarafini sildim, bir güzel parlattim ve gün sonunda ikisini, toplam 20 sente sattim. Bu sistemle ay sonuna kadar devam ettim ve bir ay içersinde tam 1.37 dolar kazanmis oldum. Ertesi ayin ilk haftasi karimin amcasi öldü ve bize 5 milyon dolar miras birakti.
Bira
Temel bir gün meyhaneye gider,oturur ve bir bira söyler.
Birasini içtikten sonra ne kadar oldugunu meyhaneciye sorar. Adam: "24000 lira" der.
Bizimki 24 tane demir bin lirayi üst üste dizer masaya birakir.
Meyhaneci tam paralari alacakken paralara vurur ve etrafa dagitir, çikar gider.Adam bu duruma sasirir ama bir sey demez, tek tek paralari toplar.
Ertesi gün Temel yine gelir, birasini söyler. Içtikten sonra yine 24 tane demir bin lirayi üst üste dizer masaya birakir.
Adam yine paralari alacakken paralara vurur ve etrafa dagitir, çikar gider.
Meyhaneci paralari tek tek toplar.
Bu durum 6 gün böyle devam eder.Ama sonunda meyhanecinin kafasi atar.Ayni seyi tekrar yaparsa bir temiz pataklayacagim der.
Temel yine gelir,birasini söyler.Içtikten sonra bir adet kagit 50000 lira çikarip masaya birakir.
Meyhaneci sasirir ama bozuntuya vermez. Intikamini almak için 26 tane demir bin lirayi para üstü olarak üst üste dizer ve temel in masasina getirir.
Temel tam paralari alacakken adam paralara vurur! ve etrafa dagitir.Temel de hiç istifini bozmaz, masada kalan iki tane demir binlirayi alir cebine koyar ve meyhaneciye dönerek:
- "bana bir bira daha getirsene"
Küçük TemeL
Küçük Temel birgün sokakta oynarken yoldan geçen bir hamile bayani durdurur.
Kadinin karnini isaret ederek
Teyze o ne? der. Kadin da
O benim çocugum der. Temel Çocugunu seviyor musun teyze sen? der. Kadin da:
Tabii ki evladim" diye cevap verir. Temel de
O zaman onu niye yedin? der.
Ali ve ögretmeni
Bir gün ali sinif da arkadaslariyla konusuyormus ögretmenleri görmüs.
Ve bunlari tahtaya kaldirmis ve demis 4 kelime yazip yarin getirceksiniz.
Ali eve gelir: - baba bana bi kelime söyler misin
- git len basimdan. Ali yazar.Annesine gider annesinin yagi bitmistir annesi de:
- sana sana der Ali yazar. Abisine gider abisi de tarzan kitabi okudugu icin sorusuna cevap olarak
- tarzan tarzan der Ali gene yazar ve telefonla sevgilisiyle konusan ablasina gider
- Abla bana bi kelime soyler misin der ablasi da telefonla konusurken:
- Gelemem sekerim randuvum var.
Sabah okulda ogretmen Ali yi kaldirir. Ali de okumaya baslar:
"git len basimdan" ogretmen
"banami?"
"sana sana"
"sen kendini ne saniyorsun"
"tarzan tarzan"
"yuru bakalim dogru mudure"
"gelemem sekerim randevum var".
Tren
Temel Trene binecek! Temel ve iki arkadasi istanbul'dan Trabzona'a gitmek üzere tren garina giderler ilk Trabzon treni 1 saat sonradir,bileti alirlar.
Ne yapalim bir saat diye düsünürken yemege gitmeye karar verirler. Yemekte sohbet,muhabbet saata bir bakarlarki
1 saati geçmis.Hemen kosarlar tren garina ama tren gitmis.
Yine bilet alirlar 1 saat sonrasi için. Ne yapalim vakiti nasil geçirelim derken kahveye giderler.
Çaylar kahveler sohbetler uzar da uzar ve saate baktiklarinda 1 saat olmasina 5 dakika vardir. Hemen kosarlar gara ama trene yetisemezler.
Giseye gidip sorarlar yine Trabzon'a gidicek tren varmis diye.Gisedeki adam ''bakin bu son tren eger bunuda kaçirirsaniz Trabzon'a bugün
dönemezsiniz'' demis.
Bileti almislar yine sikilmislar ne yapalimki derken pastaneye
gitmeye karar vermisler.Pastalar,kekler,çörekler muhabbet derken saate bir bakmislarki 1 saat olmak üzere hemen kosmuslar gara.
Tren yeni hareket ediyor,içlerinden biri uzun ilk vagonu yakalamis,digeri orta boylu son vagona tutmus. Tren gitmis,Temel oturmus yere
baslamis gülmeye.
Gise memuru yanina gelmis.''Sen ne garip adamsin.3 treni kaçirdin, arkadaslarin gitti,sen kaldin,aglayacagina gülüyorsun be adam.''
Temel :''Uy hemserum onlar beni geçirmeye geldiydu ben ona güleyrum''demis.
KarakoLda
- Komiserim, izin verirseniz evimizi soyan hirsizla bir noktayi görüsmek istiyorum.
- Neymis o?
- Karimin yatak odasindan geçtigi halde karim uyanmamis. Bunu nasil yaptigini bana da ögretmesini rica edecegim
Insan ömrü
Allah essegi yaratti ve ona dedi ki : Sen bir esseksin. Sabahtan aksama kadar yorulmadan çalisacaksin ve agir yükleri sirtinda tasiyacaksin. Ot yiyeceksin, az akilli olacaksin ve 50 yil yasayacaksin.
Essek cevap verdi : 50 sene böyle bir hayat için çok çok fazla, lütfen bana 30 yildan fazla verme ! Ve böyle oldu...
Sonra Allah köpegi yaratti ve ona dedi ki : Sen bir köpeksin. Insanlarin mallarini koruyacaksin, onlarin en yakin dostu olacaksin. Insanlardan geriye kalan artiklari yiyeceksin ve 25 yil yasayacaksin.
Köpek cevap verdi : Allahim, 25 yil böyle yasamak çok fazla. Bana 10 yil ver yeter ! Ve böyle oldu...
Daha sonra Allah maymunu yaratti ve dedi ki : Sen bir maymunsun. Agaçtan agaca salinacak ve bir aptal gibi davranacaksin. Insanlari eglendireceksin ve 20 yil yasayacaksin. Maymun cevap verdi : 20 sene dünyanin palyaçosu olarak yasamak çok fazla. Bana 10 seneden fazla verme ! Ve böyle oldu...
En sonunda Allah erkegi yaratti ve ona dedi ki : Sen erkeksin, dünyada yasayacak tek rasyonel düsünen canli sen olacaksin. Diger yaratilmislara zekani kullanarak hükmedeceksin. Dünyayi yöneteceksin ve 20 yil yasayacaksin. Erkek cevap verdi : Allahim erkek olmak için 20 yil yetmez. Lütfen bana essekten artan 20 yili, köpekten artan 15 yili ve maymunun 10 yilini da ver...
Allah bunu kabul etti ve erkek 20 yil erkek olarak yasadi, sonra evlendi ve 20 sene esek olarak sabahtan aksama kadar çalisti ve agir yükleri tasidi. Sonra çocuklari oldu ve 15 yil köpek gibi yasadi, evi korudu, aileden artanlari yedi. Sonra ilerleyen yasinda 10 yil maymun olarak yasadi, aptal gibi davrandi ve torunlarini eglendirdi.
Bugüne kadar böyle geldi...
BiLgisayar tartIsmasI
Amerika'da kadInLar ve erkekLer biLgisayarIn disi mi yoksa erkek mi oLdugunu
tartIsIyorLarmIs... KadInLar bu aLetin erkek oLdugunu savunmusLar: "Çünkü"
demisLer, "biLgisayarLar asLInda sorunLarI çözmek için yaratILmIs oLmaLarIna
ragmen ömürLerinin dörtte üçünü sorun yaratarak geçirirLer... Daha da
önemLisi, bunLardan bir tane aldIgInIz an, biraz daha sabretmis oLsaydInIz
çok daha geLismis bir modeLine sahip oLabiLeceginizi görüp pisman
oLursunuz...." ErkekLer tabii tam ters görüste... "BiLgisayar disidir"
diyorLar, "çünkü onun mantIgInI yaratIcIsIndan baska hiç kimsenin anLamasI
mümkün degiLdir, bu bir. YaptIgInIz en küçük hatayI biLe derhaL hafIzasIna
kaydedip tekrar tekrar önünüze koyar bu ikiii... Ve bir biLgisayar aLdIktan
kIsa bir süre sonra fark edersiniz ki, bir o kadar daha parayI ona gereken
aksesuarLar için harcamaktasInIz, bu da üüüççç..."
TanIsmak için
Paris'te karsi kaldirima geçmek için yesil isigin yanmasini bekleyen güzel kizin yanina yaklasan delikanli:
- Pardon matmazel, Georges Duval adinda bir genç taniyor musunuz?
- Hayir, ne yazik ki tanimiyorum.
Delikanli gülümsedi:
- Öyleyse onunla tanismak ister misiniz?
Bir makine mühendisi, bir eLektrik mühendisi ve bir de biLgisayar mühendisi
Bir makine mühendisi, bir eLektrik mühendisi ve bir de biLgisayar mühendisi
binmisLer bir arabaya gidiyoLar. YoLun yarIsIna geLdikLerinde araba
bozuLuyor ve makine mühendisi 'ben haLLederim' deyip yatIyor arabanIn
aLtIna, bi kaç yere çekiç vuruyo, vida sIkIyo faLan, biniyorLar arabaya,
haLa bozuk. Bu sefer eLektrik mühendisi hemen atLIyo, "bana bIrakIn" diye.
KabLoLarI kontroL ediyo, eLektrik aksamIna bakIyo, biniyoLar arabaya ama tIk
yok gene. Makina ve eLektrik mühendisi biLgisayar mühendisine dönüyorLar.
sIranIn kendisine geLdigini anLayan biLgisayar mühendisi:
-eee..sey...arabadan çIkIp bi daha girsek?
PoLis teskiLatLarI topLanIr
Yagmurlu, soguk bir günde Amerika'da dünya polis teskilatlarinin yarismasi vardir.
Yarismada Amerikan polisleri, Alman polisleri, Rus polisleri, Italyan polisleri ve Türk polisleri yarismaktadir.
Yarismanin amaci ormanda bir fili hangi ülkenin polis teskilati daha az sürede yakalayacaktir.
Yarisma baslar ve Alman polisleri ormana girerler aradan 30 dakika geçer ve Alman polisleri gelir.
Sira Rus polislerine gelir ve ayni sekilde ormana girerler aradan 15 dakika geçer ve Rus polisleri gelir.
Amerikan polislerine sira gelince üstün elektronik aletleriyle fili 10 dakikada ormandan çikarirlar.
Sira gelir Türk polisine ormana girerler ve aradan 3 dakika geçer ve beraberinde'de bir ayi getirirler,
bütün polis teskilatlari saskinlik içerisinde
Türklere sorarlar biz sana fil dedik siz bize ayi getirmissiniz diyince
Türkler daha cevap vermeden ayi atilir söze abi anam avradim olsun ki ben filim der.
sakadan anLamak
Temel, baliga çikarken:
- Allahum, bugün tuttugim ilk palugu bir façire verecegimdur.
Denize açildi, oltayi atti. Biraz bekleyip çekti. Koskocaman bir balik yakalamisti.
- Heç bu da façire verilir mu... derken balik çirpindi, oltadan kurtulup denize düstü.
Temel dövünmeye basladi:
- Allahum, sen de sakadan anlamaysun daa!
Piyango
Kadin heyacanla kosarak eve giriyor,kapilari çarpiyor ve kocasina sesleniyor:"sevgilim çabuk esyalarini topla piyangodan en büyük ikramiyeyi ben kazandim."
Kocasi "harika ne gibi esya alayim yanima deniz içinmi yoksa daglara çikmak içinmi?" Kadin :"umurumda degil çabuk defol gitte ne alirsan al"
Kamp
Temel ve Dursun, Güney Amerikada bir kampa giderler.
Rahat olsun diye, karyolada yatmaya baslarlar.
Temel üstte, Dursun alttadir.
Ilk gün ve ikinci gün kizilderililer gelip Temel i döverler.
Fakat Dursun a hiç bir sey olmamistir. Temel, Dursun la yerini degisir.
Üçüncü gün de, kizilderililer gelir ve sef:
-"Yahu,biz üstteki adami çok dövdük, bugün de alttakini dövelim" der, ve yine Temel i dövüp giderler.
YILan
Iki laz yilan olan Temel le Idris yolda gidiyorlarmis. Birden Temel Idris e dönüp :
- ula Idris biz zehirlimiydik yoksa zehirsiz mu diye sormus. Idris sasirmis
- ula ne oldu gene demis. Temel de :
- ula biraz önce dilimi isirdim da demis.
Papaz
Papaz her pazar oglen kasabadaki ahalinin gunah cikartmasini dinler ve de onlara yol gosterirmis.
Olur ya rahibi baska bir kasabadan bir davet icin hafta sonu icin cagirmislar.
Papaz hem gitmek istiyor hem kiliseyi kime birakacagini bulamiyormus.
Sonunda kilisenin tam karsisindaki sinagoga gidip durumu kasabanin hahamina anlatmis.
Haham nasil olur ben sizin kurallari hic bilmemki dese de papaz ben vaaz verdikten sonra sana ogretirim cok kolay bir iki kere beraber gunah cikartanlara nasil cevap verdigimi gorsen hemen anlarsin demis.
Hahamda Tanri katinda bir din adamina yardim edecegi icin boynu bukuk kabul etmis.
Pazar gunu gelmis papaz ile haham birlikte odaya girip gunah cikartmaya gelen birinci kadini dinlemisler:
*Muhterem peder
*Evet yavrum demis papaz. hahamda dinlemede.
*Muhterem peder. ben tam uc kez zina isledim. Ama cok pismanim. bana bir yol goster de bu gunahtan arinayim.
*Yavrum kudus tarafina don ve Kutsal bakire meryem ana ile ilgili bir dua oku cikarkende kumbaraya 100 dolar at gunahindan arinmis olursun.Ve kadin papazin dedigini yapmaya gider. Derken bir baska kadin gelir.
*Muhterem peder.
*Efendim kizim. haham bu sefer de sesiz dinliyor.
*Muhterem peder. ben tam uc kez zina isledim. Ama cok pismanim. bana bir yol goster de bu suclardan arinayim. *Hmmmm. Yavrum kudus tarafina don ve Kutsal bakire meryem ana ile ilgili bir dua oku cikarkende kumbaraya 100 dolar at gunahindan arinmis olursun.
der kadin tesekkur edip papaz in dedigini yaparken Papaz da hahama doner ve anladin dimi der ve bir kosu arabaya binip yola cikar. Bizim haham odada bir baska gunahkar beklerken bir kizin geldigini duyar.
*Muhterem peder. Haham ogrendigi gibi evet yavrum der Muhterem peder.
*ben tam iki kez zina isledim. Ama cok pismanim. bana bir yol goster de bu suclardan arinayim. Cok utaniyorum der. haham dusunur ve cevap verir.
*Yavrum uzulme. Su anda bir kampanyamiz var. Sen git bir zina daha yap.sonra gel kudus tarafina don ve Kutsal bakire meryem ana ile ilgili bir dua oku cikarkende kumbaraya 100 dolar at gunahindan arinmis olursun.
Laz piLotLar
Temel'le Cemal bir gün kahvede otururken gazetede bir ilan görürler "*Pilot kurslari baslamistir*"
Tabi ki bizimkilerde merakli, pilotluga köyde bagi bahçeyi satip Istanbula giderler.
Kursa baslarlar basariyla bitirirler diplomalarini alirlar.
Aradan iki ay geçer bir uçak sirketi arar..
-"Gelin bakalim size uçak verecegiz pilotlugunuz nasil?"
-"ilk seferiniz Ispanya'ya.."
Bizimkiler süper bir kalkis güzel bir havalanis Ispanyaya varirlar.
Tam inecekler
Cemal :
-"Kule, acil inis pisti bosaltin, itfaiye,ambulans,doktor çagirin,zor durumdayiz.!.."
Temel
-"Sayin yolcularimiz herkez emniyet kemerlerini baglasin bildigi bütün dualari okusun tehlikedeyiz."
Derken uçagi zor bela,kanter içinde piste indirirler.
Temel:
-"Vay agzuna siçtugumun ispanyollari, ula bunlarin kafalari hiç çalismayi, 15 metrelik pist mi olur. az daha olecektuk da".
Cemal:
-"Ula Temel, dogru deysin. Hakketten kafalari çalismayi. 15 metrelik pist yapayler da 10 kilometre genisluk olur mi?"
KayIp cüzdan
Biri içinde 1 milyar bulunan cüzdanini kaybetmis.
Kaybettigi yerdekilere cüzdanini getirene 100 milyon verecegini söylemis.
Kalabaliktan bir ses daha duyulmus.
-O cüzdani bulup bana getirene 250 milyom verecegim...!
TaksiciLere eL saLLa
Nasil yagmur nasil firtina, kahramanimiz bir taksiye el kaldirir, taksi durur..
Bizimki gidecegi yeri soyleyince, taksici kizarak "ohoo orasi cok yakin alamam seni" der ve gazlar gider.. bizimki cok bozulur ama sonra bi sekilde evine gitmeyi basarir.. ertesi gun sans eseri bir bakar ki, dun geceki taksici, evinin onundeki taksi duragindadir ve ucuncu siradadir.. hemen plan yapar ve ilk taksi soforune yanasir:
- atakoy'e kaca goturursun ?"
- 5 milyon
- sana 20 milyon veririm ama bi kere verirsin
- hadi be sapik misin, defol.. bizimki bu cevabi alinca ikinci siradaki taksiye yanasir
- atakoy'e kaca goturursun ?
- 5 milyon
- sana 20 milyon veririm ama bana bi kere verirsin
- vay sapikkk vayy defol sira ucuncu taksiciye yani bizim taksiciye gelmistir.. kahramanimiz yanasir :
- atakoy'e kaca goturursun ?
- 5 milyon
- peki sana 20 milyon veririm ama bir sartim var
- nedir ?
- giderken diger taksicilere el salliyacaksin
- ne demek, tabi ki mevzuu degil.. .......
olaylar gelisir :))
Egitim uçagI
Dört kisilik br egitim uçagi bilinmeyen bir nedenden ötürü düserek mezarliga çakilmis.
Aksam haberlerde kurtarma ekibinin basi olan temel açiklama yapiyormus:
-Simdiye kadar 33 ölü çikardik. Ölü sayisinin artmasindan endise ediyoruz
HeykeL
Yillarca, iki kahraman heykeli, biri erkek, biri disi, birbirlerine bakar durumda parkta dururlarmis, ta ki bir gun bir melek cennetten gelene kadar. "Sizler iyi ve ornek heykel oldunuz, bu yuzden ben de size ozel bir hediye verecegim.
Yarim saat icin sizi canlandiracagim, siz de bu sure icinde ne isterseniz yapabileceksiniz." demis.
Ve melek ellerini cirpar cirpmaz heykeller canlanmis.
Birbirlerine biraz utanarak yaklasmislar, ama sonra hizla parktaki caliliklarin arkasina kosmuslar.
Kisa bir sure sonra caliliklarin arkasindan kikirdesmeler, kahkahalar duyulmus, calilar sallanmis.
Onbes dakika sonra, caliliklardan cikmislar, ikisinin de yuzunde genis bir tebessum varmis.
"Onbes dakikaniz daha var," demis melek, gozlerini anlamli anlamli kirparak.
Disi heykelin yuzundeki tebessum biraz daha yayilmis ve erkek heykele donup
"Harika! Ama bu sefer guvercini sen tut, ben de kafasina yapayim" demis..
MeLez
Bir gun bir tavsan ormanda neseyle yuruyormus.
Derken karsisina tanimadigi bir mahlukat cikmis.
- Nesin sen diye sormus
- Ben katirim. Annem essek, babam ise bir attir demis.
Tavsan "hmm... hayli enteresan" diyerek yoluna devam etmis.
Derken yine tanimadigi bir hayvana rastlamis. - Peki sen nesin?
- Ben bir kurt kopegiyim. Annem kopek, babam ise kurttur.
Tavsan yine enteresan diyerek ilerlemis. Ancak bu sefer karsisina ne idugu belirsiz bir hayvan daha cikmis.
- Sen de kimsin?
- Ben bir devekusuyum
- ?!
IngiLizce
Adamin biri bir gün Ingiltere'ye gezmege gitmek istemis.
Tabi Ingilizce bilmediginden arkadasina sormus:
-Yav ben Ingiltere'ye gidince onlarla nasil anlasacagim? demis.
Arkadasi da: -Bak konustugun her cümlenin sonuna 'ing' koy ,
onlar senin ne demek istedigini anlarlar demis.
Ve adam Ingiltere'ye gitmis ve solugu bir cafede almis.
Arkadasinin taktigini uygulamaya baslamis ve garsonu çagirmis:
-Sen bana bir çay getirebiling? demis ve garson saskin saskin çay getirmeye gitmis.
Garson çayi hemen getirmis. Adam demiski: -Bak ,
ben ne güzel Ingilizce konusuyoring degiling? demis.
Garson lafi yapistirmis: -Ben Türk olmaying , bok içerdin çaying!
Deveyi düze
Iki abartici söylesiyorlarmis. Birincisi:
- Dün aksam bir simsek çakti... diye söze baslamis. Ortalik gündüz gibi oldu. Dagin eteginde tam besbin çakal saydim.
Ikincisi:
- Simsek çakinca ben de dagin tepesinde bir deve gördüm, demis. Basini uzatti, ovadaki dereden su içti.
Birincisi dayanamamis:
- Hadi hadi, deveyi düze indir!
Öteki de hemen atilmis:
- Sen de çakali yüze indir!
Gemi
Atlas Okyanusu'nda giden geminin kaptani gemide olan bütün herkesi güverteye çagirmis.Herkes gelince
-Size bir iyi bir kötü haberim var. Önce hangisini söyliyeyim.
Herkes: "Iyi" demis.
-13 dalda oscar kazanacagiz.
Hiç degiLse
Taksinin yokusta frenleri patlamis, muthis bir hizla asagi iniyor.
Kayseri'li musteri bagirmis..
"Durdur su arabayi.."
Sofor panik icinde "Durduramiyorum!.." diye haykirinca Kayserili:
"O zaman taksimetreyi durdur hic degilse"
Yeni geLin
Tipik bir maço tipik güzel bir kadinla evlenmiS. Dügünden sonra adam asagidaki kurallari siralamis :
1 - Eger istersem evde olacagim canim ne zaman isterse.. bana güçlük çikarmani, dirdir etmeni istemiyorum.
2 - Baska türlü söylemedigim sürece her aksam iyi bir aksam yemegi hazir bulmak istiyorum.
3 - Eski arkadaslarimla ava, baliga, içmeye veya kart oynamaya da gidecegim ve sen kariSmayacaksin. Bunlar benim kurallarim yorumun var mi?
Yeni gelin cevap vermis :
-Hayir, benim için uygun.. yalniz sunu bilmelisin bu evde seks her gece saat 7 de olacak.. Sen olsan da olmasanda!..
MantIkLI mazeret
Sürücü dikiz aynasinda kendisini izleyen polis aracini görünce kaçabilecegini düsünüp gazi kökler.
Ancak polisi silkeleyemedigini görünce pes ederek kenara çeker.
Polis arabadan çikip sürücünün yanina gelir ve sorar:
-Arkadas, çok yorgunum. Bana mantikli bir mazeret gösterirsen seni birakip gidecegim.
Sürücü düsünür ve yanitlar:
-Karim geçen ay beni bir polis için terk etti.
Aynada polis aracini gürünce, kaçtigi polis onu bana geri getiriyor sandim!
SözLü
Temel, Idris ve Dursun fizik dersindeler..
hoca sozlu yapmak icin Dursun`u kaldirmis:
Kalk bakalim Dursun, sicak bir gunde arabanla gidiyorsun, sicak artti ne yaparsin? demis..
Dursun da cami acarim hocam demis.
hoca atlamis: Hah iste o camdan giren ruzgarin ivmesi nedir?
Dursun duvar tabi. almis sifirini oturmus..
Temel fizikcinin lazlara kil oldugunu bildiginden korkmakta..
Hoca bu sefer kalk bakalim Idrus deyince Temel iyice korkar.
Soyle bakalim Idrus sicak bir gun ve arabanla gidiyorsun.
Sicak artti ne yaparsin?
ceketimi cikaririm hocam.
daha sicak?
cami acarim.
Hah camdan iren ruzgarin ivmesi ne?
cevap yok tabiii....
Temel kalk bakalim sicak bir gun ve arabanla gidiyorsun..
sicak artti ne yaparsin?
ceketimi cikartirim. daha sicak oldu?
Gomlegimi cikartirim.
Daha sicak?
Pantolonumu cikaririm.
dahasicak?
atletimi.
daha sicak?
donumu..
cok sicak?
HOCAM KAVRULCAGIMI BiLSEM ACMAM O CAMI!
AtImI getirin
Tiyatroda, ünlü oyuncu rolü geregi usaklarina bagirir.
-Atimi getirin! O sirada münasebetsiz bir seyirci
"Esek olsa olmaz mi? diye seslenir.
Oyuncu hiç istifini bozmaz: -Hay hay! Buyrun beyefendi!...
Tavsan
Herifin biri terasta hamakta dinlenirken bi bakmis ,kopegi agzinda birseyi yerde sürükluyor.Gitmis yanina bir de ne görsün,bu komsunun kizinin çok sev-digi tavsan. Adam hemen davranmis , tavsanin ölüsünü güzelce yikayip taramis ve kurutmus,sonra çitin üstünden atlayip kafesine yerlestirmis ki,dogal sebeplerden öldüg sanilsin diye. Hergün olduggu gibi komsunun arabasi bahceye girmis ve küçük kiz tavsanla oynamak için kafese kosmus ama bir metre yaklasinca;
-BAAAABBBAAAA!! diye bagirmis, babasi hemen kosmus tabii bizim adam da iyi komsu rollerinde çite yaklasmis yardim edebilirmiyim diye .Babasi cok sinirli bir sekilde :
-Nasil bir sapik zihniyet küçük bir kizin tavsanini gömüldügü yerden çikarip,yikayarak tekrar kafese koyar anlamiyorum.
CinseLLik dersi
Temel ile Fadime ilkokulda okumaktadirlar.Fen ve Tabiat dersinde konu bir ara insanlarin Uremesi,Gelismesi'ne gelir.
Ogretmen anlatirken, tam konunun ortasinda Temel soru sormak icin parmak kaldirir:
- Ogretmenum?..Bir soru sorabilurmuyum?
- Hadi sor bakalim Temel ...
- Ha simdu ben Fadime ile evlenursam bizum cocugumiz olur mi?
Ogretmen biraz dusunur...Sorar:
- Sizin yasiniz kac bakayim?
- 9...
- Kesinlikle olamaz yavrum...
Temel sevinerek oturur ve yanindaki Fadime'nin kulagina egilerek;
- BEN DEMADUM MU SANA KORKULACAK BIR SEY YOK DIYE....
DünyanIn en zekisi
Ucakta bes kisi varmis. Pilot'un kendisi, Michael Jordan, Bill Gates, Dalai Lama ve bir hippi.
Oldukca yuksek bir irtifada urarlarken, ucagin motorlari birdenbire bozulmus ve ucak hizla dusmeye baslamis.
Pilot buyuk bir telasla yolcuklarin yanina gelmis.
-"Beyler" demis "Size bir iyi bir de kotu haberim var. Kotu haber su :
-Biraz sonra yere cakilacagiz! Iyi haber ise, dort tane parasutumuz var ve biri bende!" deyip parasutu ile ucaktan atlamis.
Michael Jordan hemen ayaga firlayarak, "beyler" demis "Biliyorsunuz ben dunyanin en buyuk atletiyim ve dunyanin benim gibi insanlara ihtiyaci var" ve bir parasut kapip ucaktan atlamis.
Derken, Bill Gates de hemen ayaga firlamis:
"beyler" demis "biliyorsunuz ben de dunyanin en zeki adamiyim ve dunyanin benim gibi zeki insanlara ihtiyaci var" ve o da bir parasut kapip atlamis.
Dalai Lama ve hippi birbirlerine bakmislar. Dalai Lama "Evlat, ben oldukca verimli ve bereketli bir yasanti gecirdim, gercek aydinligi buldum.
Oysa senin onunde uzun ve guzel bir hayat var. Parasutu al ve atla, kendini kurtar" demis. Hippi gulmus:
"Endiselenme dede, dunyanin en zeki adami az once benim sirt cantamla atladi!"
DiLsiz tercümanI
Mafya babasi korumaya aldigi müesseselerden haraçlari toplamak için yeni bir tetikçi buldu. Seçtigi adam sagir ve dilsizdi.
Baba, yeni tetikçinin polisin eline geçerse, fazla bir sey anlatmasinin mümkün olamayacagini düsünüyordu böylece..
Baba, bir gün ödemelerin geciktigini fark etti ve tetikçiye adamlarini gönderdi.
Adamlarin sagir dilsizle anlasmalari mümkün olmadi tabii.
Bunun üzerine "Baba" sagir dilsizi odasina aldirtti.
Bir de isaret alfabesi bilen tercüman buldular. Tercüman isaretle sordu:
"Para nerde?.."
Sagir dilsiz isaretle yanit verdi:
"Ne parasi.. Benim paradan haberim yok.. Neden bahsettiginizi anlamiyorum."
Tercüman tercüme etti.
"Neden bahsettiginizi anlamiyormus.."
Baba 38'ligini koltuk altindan çekip sagir dilsizin beynine dayadi..
"Simdi sor bakalim, para nerde?.."
Tercüman isaretle sordu:
"Para nerde?."
Sagir dilsiz isaretle yanit verdi:
"Central Park'ta, Bati 78'inci Caddeye açilan kapidan girince soldan
üçüncü agacin kovugunda 100 bin dolar var."
Baba öfkeyle gürledi: "Ne dedi?.."
Tercüman yanitladi: "Dediki hala neden bahsettiginizi anlamiyormus. Ayrica diyor ki, o tetigi çekmeyi de kiçiniz yemezmis!.."
YILdIrIm
Savci, morgdaki uc ceseti incelemek uzere gelmisti.
Birinci ceset siritiyordu. Savci nedenini sordu.
"Milli piyangoda buyuk ikramiyeyi kazandi, sevincine
dayanamadi, kalp krizi gecirdi ve oldu", dediler.
Ikinci ceset de siritiyordu. Savci sordu;
-Bu neden siritiyor?
"Bunun da oglu dogmustu. Sevincten kalbine yenik
dustu" diye acikladilar.
Ucuncu ceset Temel'in komur halindeki cesediydi. O da
siritiyordu. "Bu neden oldu?" diye sordu savci.
"Efendim, buna yildirim carpti" dediler.
-Peki neden siritiyordu?
-Fotografini cekiyorlar sanmis.
At yarIsI
Temelle Dursun bi gün sinamaya giderler filmde bir at yarisi sahnesi vardir ve temel dursuna sorar
-iddaya varmisun ben diyrum 1.at kazanur.
dursun; -oldi benda 2. ata oynayrum iddayi temel kazanir ve temel dursunun 5 milyonunu alir ertesi gun temel dursunu arar
-dünkü film faridiya ben oni bidaa seyretmistum vicdanum rahat etmedi onun icun aradum dursun; benda seyretum
temel; o zaman niye 2. ata oynadun
dursun; süpriz oynadum olum
soför
Ali okula yazilacakmis. Ama çok firlama bir çocuk oldugundan babasi bazi önlemler almaya karar vermis
ve okuldaki ögretmenine ve diger ögretmenlere durumu anlatmis.
Sira servis soförüne gelmis servis soförüne oglunun ne kadar firlama oldugunu anlatmis.
Soför hiç orali olmamis içinden ufacik çocuk ne kadar firlama olabilir ki demis.
Okul günü gelmis ve Ali alinmasi gereken yerden servise binmis.
Yolculugun ilk baslarinda sakin sakin oturan Ali daha sonra
soförün yanina gelerek "amca benim annem tavuk babam horoz olsaydi
ben civciv olurdum degilmi" demis. Soför "evet yavrum simdi geç yerine otur "demis.
Biraz sonra Ali yine soförün yanina giderek
"amca benim annem inek babam boga alsaydi ben buzagi olurdum degilmi"demis.
Soför biraz sinirli "evet simdi git yerine otur " demis.
Biraz sonra Ali yine soförün yanina gelerek "amca benim annem" demeye kalmadan
soför Ali'ye "ben sana bir soru soracagim "demis
ve ardindan "senin annen orospu baban pezevenk olsaydi sen ne olurdun bakayim" demis.
Ali siritarak cevap vermis "SOFÖR".
Kravat
Bir turist, Cezayir'de çöl arazisinde kaybolur.. Yasamak icin tek sansi,
hayat belirtisi olan bir yer bulmaktir ve caresizce yurumeye baslar....
zaman gectikce susuzluk, aclik derken adam bayilacak kadar yorgun
duser... artik tek adim atamayacak hale geldigi sirada bir cadir
gorur... yerlerde surunerek cadira ulasir ve "Su... biraz su lutfen..."
diye inlerken bir adam kafasini uzatir:
"Uzgunum efendim, hic suyumuz yok.. yine de bir kravat almak ister
miydiniz?.." ve adam turistin onune rengarenk bir duzine kravat
koyar....Turist bunun uzerine cilgina doner:
"MANYAK MISIN SEN!!!!!!... OLUYORUM..HALIMI GORMUYOR MUSUN!!! BEN SU
ISTIYORUM KRAVATI NE YAPAYIM!!!!!!"
Adam hic istifini bozmaz: "Efendim, madem su istiyorsunuz buradan 2 km.
guneye yuruyun orada bulabilirsiniz..."
Ve turist adamin tarif ettigi yonde yurumeye baslar..gercekten de 2 km.
sonra ikinci bir cadir gorur....artik kalan son kuvvetiyle cadirdan
iceri seslenir... oldukca iyi giyimli bir adam kapida belirir: "Size
nasil yardimci olabilirim efendim?"
Turist guc bela fisildar... "Su... lutfen...su..." ve iceri girmek icin
bir hamle yapar ama adam onu durdurur:
"Uzgunum beyefendi, buraya kravatsiz giremezsiniz..."
FeLçLi Baba
Adamin biri birgun felc olan bir arkadisini ziyaret etmis.
Sohbet sirasinda felcli arkadasi adama "terliklerim yukarida kalmis onlari bana getirirmisin lutfen" diye rica etmis.
Adam yukari cikmis, bir de ne gorsun!! Felcli arkadasinin affet gibi dipdiri iki kizi varmis.
Hemen pratik zekasini calistirarak "Babaniz beni sizinle yatmak icin gonderdi" demis.
Kizlar " Nasil olur!! Imkansiz!" demisler
Adam "Inanmiyorsaniz soralim" demis ve asagiya seslenmis
"IKISINIDE Miiiii!".
Felcli adam bagirmis "IKISINI DE! IKISINI DEEEE!!"
Iki yahudi
Iki Yahudi arkadas, piyasayi arastirmislar ve o sene haki renkteki
kumasin moda olacagini ögrenmislerdi. Bütün varliklarini paraya çevirdiler.
Piyasadaki bütün haki kumaslari satin aldilar. Depolari bu renkteki kumaslarla doldu ancak kimsenin bu
kumaslara talip olmadigi görüldü. Iki kafadar artik iflasin esigine gelmislerdi. Moiz ve
Aron dertli dertli oturuyorlardi. Artik biçagin kemige dayandigi bir gün kapi çalindi
ve içeriye bir albay girdi:
- Siz de dedi haki renkte kumas var mi?
Kulaklarina inanamadilar. Hemen atildilar:
- Evet albayim var, gösterelim dediler.
Albay, dikkatle kumaslari inceledi.
- Çok begendim, dedi. Bu sene askerlere 200.000,subaylara 50.000
adet haki renkte elbise yaptiracagiz. Ancak tabii ki benim tek basima
begenmem yetmez. Generalimin de oluru lazim. Bana bir parça numune verin.
Yarin öglen 12'ye kadar telgraf çekersem iptal ederim. Eger telgraf
gelmezse kumaslari kesip imalata baslayabilirsiniz. O gece bitmek bilmedi. Kimi zaman
ümitlendiler, kimi zaman 'ya iptal olursa' diye gögüs geçirdiler.
Ertesi gün saat 11, 11.30, 11.45, gözleri yolda, korku ile postaciyi
beklediler. Gelmesin diye dua ederek. 12'ye 5 kala postaci sokagin kösesinden gözüktü.
'Belki bize gelmiyordur' diye ümitlendiler. Ancak postaci gelip kapilarini çaldi.
Moiz, büyük bir kederle koltuga çöktü. Aron da çaresiz kapiyi açti.
Postacinin elinde bir telgraf vardi. Aron titreyen elleri ile telgrafi açti,
okudu ve sevinçle seslendi:
- Müjde Moiz, baban ölmüs!
Tuvalet
Temel Istanbul'a ilk kez gelmis ve köyünda methedilen sinek bari
arayip durmus. En sonunda sinek bari bulmus ve içeri girmis.
Içkisini içerken kendi kendine düsünmüs :
- "Ulan bu sinekli barin ne özelligi var herkes methetti hiç bir özelligi yok"
Ihtiyaçtan tuvalete gittiginde bir de ne görsün pisuvar altindanmis.
- "Demek buranin özelligi buymus", demis. Geri dönüp içkisini içmis.
Ertesi aksam yine gelmis. Içkisini bitirince tuvalete gitmis ki
altin pisuvar orada yokmus. Kizgin bir sekilde geri dönmüs. Barmene çatmis :
- "Hani buranin altin pisuvari kardesim, bir özelliginiz vardi o da yok simdi"
Barmen kenarda duran iri yari birine seslenmis:
- "Abdullah abi gel, dün aksam senin saksafona iseyen adami buldum."
Nosut
Temel Afrika'ya safariye gitmis. Ilk günün sonunda gece otelin lobisinde avcilar konusuyormus. Ingiliz ben bugün 1 gergedan vurdum demis. Fransiz ben de 1 aslan vurdum demis. Temel de ben de 1 nosut vurdum demis. Ingilizle Fransiz anlamamis ama cehaletleri belli olmasin diye de sormamislar. Ertesi gün yine ava gidilmis gece yine toplanmislar. Ingiliz ben 2 kaplan vurdum demis.Fransiz ben de 1 fil vurdum demis. Temel ben 4 nosut vurdum demis.Ingiliz dayanamamis sormus: "Kusura bakma ama nosut nasil birseydir? Bunca yillik avciyim hiç duymadim." Temel de "Ben de ilk defa burda gördüm. Kara kara birseyler insana benziyorlar. ellerini kaldirip nosut nosut diye bagiriyorlar demis.
Dogru seçim
Iki mühendislik ögrencisi kampus içerisinde yürürken biri digerine sorar,
"Bu muhtesem bisikleti de nereden buldun ?"
Digeri cevap verir, "Dün tek basima dolasirken bir yandan da okulu bitirince ne is yapacagimi düsünüyordum.
Birden bu bisikletin üzerinde nefis bir kiz geldi ve yanimda durdu.
Bisikleti çimenlerin üzerine birakti ve üzerindeki bütün giysileri çikartti.
Sonra da bana "Hangisini istiyorsan al" dedi.
" Diger ögrenci arkadasini dogrularcasina basini sallayarak,
"Iyi seçim yapmissin, elbiseler belki sana uymayabilirdi".
FIkra adamLarI
Bir Alman, bir Ingiliz, bir Fransiz ve bir Moldovyali uçaga biniyorlar.
Temel içerden kaldiriyor kafayi, bir almana bir ingilize bir
fransiza sonrada moldovyaliya bakiyo. Moldovyaliya hafifçe fisildiyor :
- "Sen yenisin galiba, hosgeldin aramiza"
DuL kadIn
Jack ve arkadasi Bob, kayak yapmaya Kuzeye gitmisler. Bir kaç saat
yol aldiktan sonra korkunç bir kar firtinasina yakalanmislar.
Yakindaki bir çiftlik evine arabalarini çekmisler ve evin çekici
hanimindan geceyi orada geçirmek için izin istemisler.
- "Dul bir kadinim ben" diye açiklamis hanim,
- "Eger evimde kalmaniza izin verirsem komsular dedikodu yaparlar."
- "Endiselenmeyin" demis Jack, "ahirda da rahat edebiliriz."
Bir sene sonra Jack, dulun avukatindan bir mektup almis.
Arkadasi Bob'u çagirarak sormus: - "Bob, su çiftliginde kaldigimiz çekici dul kadini hatirliyor musun ?"
- "Evet, hatirliyorum."
- "O gece geç vakit eve gidip, o kadinla yattin mi ?"
- "Evet, itiraf etmeliyim ki bunu yaptim."
- "Ona kendi adin yerine benimkini verdin mi peki ?"
Bob yüzü kizararak cevap verir: - "Evet, korkarim öyle yaptim."
- "Eh, sana çok tesekkür borçluyum dostum. Kadin ölmüs ve çiftligini de bana birakmis."
Isa
Bir gün adamin teki, Hirvatistan'in baskenti Zagreb'te, bir lokantaya
girer ve müsait bir yere oturur. Ardindan garson gelerek, adami daha
tanimadigindan, nezaket göstererek siparisini alir ve birkaç dakika
sonra adamin istediklerini getirerek ortadan kaybolur. Adam yedikten,
içtikten sonra kapiya dogru gitmeye baslar. Garson ona izin vermeyerek hesabi ödemeye unuttugunu söyler.
- "Arkadasim, sen benim kim oldugumu biliyor musun?"
- "Hayir beyefendi, sizi tanimiyorum."
- "Ben Isa'yim."
- "Aman tanrim! Bu hatami bagislayin lütfen, söz veriyorum bir daha olmaz. Sizi taniyamadim da..."
Isa bunu affederek lokantadan ayrilir. Iki gün sonra, Belgrad'ta bir
lokantada ayni sey olur. Tam kapidan çikarken garson hesabi hatirlatir.
Kiminle konustugunu anlayinca da özür dilemeye baslar.
Birkaç gün aradan sonra, bu sefer Saraybosna'da bir lokantaya gelir.
Garson olan Suljo adamin yanina yaklasir: - "Ne var! Ne istediniz?.."
Adam siparisini verdikten sonra yemegini alir ve bitirir. Ayni sekilde kapidan çikmaya çalisinca Suljo:
- "Hoop, arkadas. Hesabi ben mi ödiycam?"
- "Sen benim kim oldugumu biliyor musun?"
- "Hayir, sen kimsin?"
- "Ben Isa'yim."
- "Ulan Mujoooo! Çivi getir ordan, bu kafir gene sökülmüs..."
Papagan
Is adami Temel Amerika'ya gider, islerini bitirdikten sonra alis veris merkezlerinde dolasmaya baslar.
Pet shoplardan birinde akilli ve hazir cevap veren bir papagan görür,
papaganla biraz sohbet ettikten sonra yetkiliye gider ve papagani satin almak istedigini söyler.
Satici papaganin satilik olmadigini söyler fakat Temel bir türlü vaz geçmez
paraysa para illaki bunu bana satacaksiniz diye israr eder.
Satici bakmis kurtulus yok Temel'e, bak bizde papaganin dört tane yumurtasi var
bu yumurtalari sana verelim hem daha ucuz olur hemde dört tane birden papaganin olur demis.
Temel biraz düsünüp kabul etmis. Trabzona döner dönmez hemen yumurtalari kuluçkaya yatirmis.
Bir süre sonra yumurtalar çatlamaya baslamis. Birinciden civciv,
ikinciden güvercin, üçüncüden muhabbet kusu, dördüncüden ise ördek çikmis.
Temel bu ise epey bozulmus. Bir kaç ay sonra Temel yine Amerikaya gitmis,
islerini bitirince dogru papaganin oldugu dükkana gitmis.
Papagan Temeli uzaktan görür görmez baslamis kahkahalar ile gülmeye.
Temel ne güleysun ula demis. Papagan niye gülmiyeyim,
New York'da herkes senin enayiligini konusuyor deyince Temelde,
oda birseymi ulan Trabzonda herkes senin fahiseligini konusuyor demis.
Benim kIzIm
Iki arkadas yillar sonra bir kahvede karsilasirlar.
Arkadaslardan biri bir kizi oldugunu söyler.
Digeri de benimde bir kizim oldu der ve baslar kizini anlatmaya.
Benim kiz üniversiteyi bitirdikten sonra büyük bir firmada ise basladi.
Ise baslar baslamaz ilk hafta yüksek bir ikramiye aldi.
Bir ay sonra ise sirket buna yeni bir araba aldi.
Alti ay sonra yüksek kademelere kadar çikti ve kullanmasi için bir ev tahsis edildi der.
Bunun üzerine diger arkadas cevap verir.
"Valla benim Kizda Orospu oldu ama ben senin kadar güzel anlatamam."
EvLiLik
Cocuk babasina: -Babacigim,annem ile nasil evlendin?
Adam esine donuyor: -Goruyormusun,cocuk bile anlam veremiyor.
Yeriniz
Kaptan Pilot Temel telsize var gücüyle bagiriyordu :
- "Ula, sag motor bozuldu. Düseyrum, düseyrum. Meydey düseyrum. Kule düseyrum."
Kule hemen cevapladi : - "Mesaj anlasildi. Yerinizi bildirin, yerinizi bildirin."
Temel gayet ciddi : - "Pilot kabini, öndeki sol koltuk, pilot kabini, öndeki sol koltuk."
AptaLLIk

Temel'e; - "Seçme sansin olsa güzelligi mi aptalligi tercih ederdin" diye sormuslar.
Temel - "Aptalligi" demis.
- "Neden aptalligi?" diye sormuslar
Temel - "Güzellik geçicidir ama aptallik kalicidir" demis.
Nobum
Idris methini çok duydugu için Afrika'ya safariye gitmis. Ufak ufak
avlanmaya baslamislar. Aksam safariye çikanlar konusuyormus. Iste,
ben bir aslan vurdum, ben iki kaplan vurdum. Bizimkine sira gelmis:
- "Pen içi tane nobum furdum."
Safariciler, herhalde bir sey vuramadi, kafadan atiyor, diye geçistirmisler.
Ertesi gün av dönüsü yine sunu vurdum, bunu vurdum diye konusulurken Idris yine döktürmüs:
- "Pen içi tane daha nobum furdum."
Avcilar, bu adam yine atiyor diye düsünmüsler. Daha ertesi gün sira bizimkine geldiginde yine;
- "Pes nobum daha furdum", deyince dayanamamislar. Yahu kardesim nasil bir seydir su nobum?
- "Valla, pen elimde tüfek ile dolasayrum. Çalularun arasundan
"Noo buumm , noo buumm" diye kara kara pi seyler pagura pagura çikayi, pen de furayrum."
Vergi
Bizim Temel uluslararasi ekonomi toplantisina katilir...
Devletin topladigi vergi dagilimini tartisirlar...
Konusmacilardan biri Amerikali, biri Avrupali, biri de Temel..
Ortaya bir fikir atilir... Halktan toplanan vergiler nasil dagilim yapilacak.
Amerikan vatandasi söz alir:
-"Bizim Amerika’da önce yere bir çizgi çizeriz ve sonra topladigimiz vergileri havaya atariz...
Çizginin soluna düsen paralari halka hizmet olarak geri veririz, sag tarafta kalan devlete kalir, yatirim yapariz..."
Derken Avrupali söz alir ve:
-"Bizim Avrupa’da baska ama ona benzer bir uygulama yapariz...
Önce yere bir daire çizeriz... Halktan toplanan vergileri havaya atariz.
Dairenin disinda kalan halka hizmet olarak geri döner,
dairenin içine düsenleri devlet harcamalarina kullaniriz... "
Sira bizim Temel’e gelir ve baslar anlatmaya:
-"Ula usaklar ne güzel anlattunuz.
Keske bizda sizun çirkefluklerunuzi degil da habu çaliskanlugunuzi alsak...
Inanun bizum öyle bir uygulamamiz yok... Bizde daha kisa oluyi...
Bi kere öyle yere çizgi çizmezuk... Bizde hükümet halktan toplar vergileri...
Atar havaya. Yere düsenleri kendilerine harcama yaparlar...
Havaya kalanlar halka hizmet olarak geri döner..."
Amerikan teknoLojisi
Amerikalilar bir gün son teknoloji ürünü mükemmel bir uçak yapmislar.
Bu uçagi düsünmüs-tasinmis ve arabistan'da test etmeye karar vermisler...
Ülkenin en iyi pilotuna vermisler uçagi... uçak havada ariza yapmis.
Arap telasa kapilip ne yapacagini sasirmis bu durumda iken monitörde bir yazi çikmis:
"This is American technology, don't afraid.
" arap biraz rahatlamis uçak düserken ayni yazi birkaçkez daha tekrarlamis
ve sagsaglim inmis adam... Düsünmüsler tasinmislar elin Amerikani yapar da
biz niye yapmayalim ki? diye düsünmüsler ve ayni uçaktan imal etmisler
ve ilk testi Amerikalilara yaptirmak istemisler....
Amerikan pilotu uçarken motorda sorun çikmis ve uçak irtifa kaybetmeye baslamis...
monitörde "don't worry this is arabic technology" yazmis.. neyse pilot rahatlamis...
bu bizim uçak gibi demis ve sakinlesmis.
Ayni yazi iki-üç kez daha çikmis ve çakilmaya az kalmisken monitörde bir yazi daha çikmis : " Repeat after me; eshedünla ilahe illallah ve eshedüennemuhammeden abdühü ve rasülühü"
AsLan maymun
Ruslar, Kirsehir'de gösteri yapmak için bir sirk getirmis.
Sirk gösterilerinin baslamasina kisa bir zaman kala maymun ölmüs. Yenisini getirmeleri mümkün olmadigindan, çare aramaya baslamislar. Sonunda bir Kirsehirli'ye maymun kiyafeti giydirmeye karar vermisler ve hiç konusmamasi için siki siki uyarmislar.
Kirsehirli, kafesine geçip, hoplayip ziplamaya, çocuklarin attiklari fistiklari yemeye baslamis. Kendisini o kadar kaptirmis ki, ziplarken, birden yandake aslan kafesine düsmüs. Can havliyle "imdaaat" diye bagirmaya baslamis. Aslan, Kirsehirli maymunun kulagina egilip "Çaktirma lan, sus. Ben de Kirsehirli'yim" demis.
Sarhos sakaLLI
Temel içmek için bara gitmis. Barda yaninda oturan sakalli adam
sürekli taburesinden yere kayip düsüyormus. Barmen Temel'in kulagina fisildamis;
- "Bu adam iki bira içti ama sarhos oldu galiba. Bana bir iyilik yap, evi yakinda bu adamin.
Ortaligi dagitmadan ve cani yanmadan onu evine götür."
- "Tamam." demis Temel, ve sakalli adami tasiyarak arabasina götürmüs.
Adamin evine vardiklarinda sakalli adam ayakta duramadigindan Temel adami kapinin yanina dayayip zili çalmis.
Sakalli adamin karisi kapiyi açmis. Temel
- "Kocanizi eve getirdim. Ayakta durmakta zorluk çekiyor." demis.
Karisi: - "Tabii duramaz. Tekerlekli sandalyesi nerede?" diye sormus.
KapLan
Bir gün bir kaplan uyandiginda kendini canavar gibi hissetmis.
Hatta kendini öyle iyi hissetmis ki, bir küçük maymunu köseye sikistirmis ve ona gürlemis,
- "Ormandaki hayvanlarin en güçlüsü kim!?!"
Ve zavalli tir tir titreyen maymun cevap vermis,
- "Sizsiniz tabii ki, sizden güçlüsü yok."
Kisa bir süre sonra, kaplan bir geyige rastlamis ve kükremis,
- "Ormandaki hayvanlarin en büyügü ve en güçlüsü kim!?!!"
Geyik öyle çok titriyormuski kekeleyerek,
- "eee see seyyyy büü büüü yüüüük kaa kaaa kaplan, siz ormandaki en güçlü hayvansiniz." demis.
Kaplan hizini almisken, sessizce ot yiyen bir file caka atmaya baslamis ve en yüksek sesiyle gürlemis,
- "Ormandaki hayvanlarin en güçlüsü kim!?!?!!"
Fil hiç sesini çikarmadan hortumuyla kaplani yakaladigi gibi havaya
kaldirmis, yere vurmus, tekrar kaldirmis, ve kaplan portakal ve kömür
renkli bulanik bir görüntü halini alana kadar silkelemis, ve sonunda
onu siddetle yakindaki bir agaca firlatmis. Kaplan sendeleyerek
ayaklarinin üzerinde dogrulmus, file bakmis ve,
- "Yahu kardesim, sirf cevabi bilmiyosun diye bu kadar sinirlenmene gerek yok!" demis.
KayseriLi hesabI
Uzaya gönderilmek üzere bir adam araniyormus. Gazetelere ilanlar
verilmis. Basvurular degerlendirilmis. Ilk elemeyi kazanan Alman,
Fransiz ve Kayserili mülakat için tekrar çagrilmislar. Üçüde ayni
odaya getirilmis. Ve baskan bu üç kisiye "Beyler bu is için her yönüyle
uygun oldugunuza karar verdik. Is uzaya gönderilecek adama ödenecek
para konusuna geldi. Bu konuda görüslerinizi almak istiyoruz. Siz bu is
için ne kadar alacaksiniz?" diye her üçünede sorulmus. Soruya Alman söyle cevap vermis:
- "Ben bu is için 20.000 Dolar ücret isterim. 10.000 Dolari benim için,
10.000 Dolari ise ben uzaya çiktiktan sonra burada geçimlerini
sürdürsünler diye ailem için..."
Fransiz soruya su sekilde cevap vermis:
- "Ben bu is için 30.000 Dolar alirim. 10.000 Dolari bana, 10.000
Dolari aileme ve 10.000 Dolari da metresime..."
Cevap sirasi Kayserili'ye gelince bakmislar ki Kayserili haril haril
hesap yapiyor. Neyse Kayserili hesabi tamamlayip söyle cevap veriyor:
- Ben bu is için 40.000 Dolar isterim. Bu paranin 10.000 Dolarini
Baskana rüsvet olarak, 20.000 Dolarini uzaya gitmesi için Alaman'a
veririm. Kalan 10.000 Dolar da kisa günün kari, Allah bereket versin.
TemeLin benzini biterse
Temel arabayla giderken bakmis benzini bitiyor.
Hemen en yakin benzinciye girmis, pompanin yaninda durmus,
arabadan inip benzin deposunu açmis, baslamis isemeye.
Temel'in isedigini gören pompaci "
-Ya sen ne yapiyorsun, bu yaptigin normal mi?".
Temel "yooo Süper."
Hitam
Fadime kumar oynuyormus. Temel de arada sirada gidip soruyormus:
-Nasil gidiyor kanaryam?
-Kaybediyorum.
Bir muddet sonra yine:
-Nasil gidiyor guvercinim?
-Kaybediyorum
Bu konusma bulbulum, sercem diye devam edince Cemal sormus,
"Neden karina hep kus isimleriyle hitap ediyorsun?"
"-Bu kadar kisinin icinde kus beyinli diyemem ya!" diye fisildamis Temel.
Pijama
Temel ve Fadime arkadasinin evine gitmis.Geç saatlere kadar oturmuslar ve çok kötü bir yagmur baslamis.Ev sahibi Temel'e:
-Bu gece bizde yatin yarin gidersiniz demis.Temelin yatagini hazirlamislar.Fakat Temel gözden kaybolmus.Sonra kapi çalmis Temel'i sirilsiklam gören ev sahibi nereye gittin demis.Temel sakin bir sekilde:
-Eve ciddum pijamami aldim ve celdum demis
Sinirli TexsasLI
Uzun boylu Teksas'li, barda bir cücenin yanina oturmus. Teksas'li
lafa girene kadar cüce yaklasik 21 martini içmis,
- "Senin kadar ufak birinin bu kadar çok içki içtigini hiç görmedim.
Hangi cehenneme koyuyorsun içtiklerini?" diye sormus Teksas'li.
Cüce uzun boylu Teksas'liya dönmüs ve yanagini çimdiklemis.
- "Bunu yapma, ahbap" diye çekilmis Teksas'li.
Cüce tekrar yapmis. - "Bunu bir daha yaparsan seni disari atip beynini dagitirim."
Cüce siritarak tekrar yanagini çimdiklemis. Hiddetlenen Teksas'li,
küçük adami bir çamasir torbasiymiscasina koltugunun altina aldigi
gibi disari çikmis, bir binayi ikiye bölebilecek bir karate vurusuyla
adama vurmus, sonra belden asagisina tekme atmis.
Küçük adam öylece duruyormus. Sonra cüce, Teksasliyi yakalamis duvara
firlatmis, 20 kere vurmus öldü diye birakmis ve içeri girip bar
tünegine tirmanmis ve 21 martini daha içmis.
Bir süre sonra, Teksas'li içeriye katir tepmis gibi gelmis.
- "Lütfen," demis cüceye, "Vurma. Sadece bir soru sormak istiyorum.
Senin iki katinda adamlari öldüren karate vurusumu kullandim. Sonra
belinden asagi kuvvetli bir tekme patlattim. Ve sen hala sapasaglam
duruyorsun. Nasil bir adamsin sen?"
- "Deli misin nesin?" demis küçük adam. "Ben Mars'liyim belden asagimizda birsey yoktur bizim."
- "O zaman," diye devam etmis Teksas'li saskinlikla, "nasil sevisirsiniz?"
Ve küçük adam cevap olarak onun yanagini çimdiklemis.
TemeL ve Civciv
Temel tavuk yetistirmeye karar verir.
Pazardan 30 adet civciv alir ve bunlari bacaklarindan topraga gömer.
Bir hafta sonra kontrole gittiginde civcivlerin hepsi ölmüstür.
Her halde bir yanlislik yaptim der ve 30 civciv daha alir.
Bunlari kafa üstü gömer ve hergün sular, civcivler yine ölmüstür.
Tekrar 30 civciv alir ve bunlari yan gömerek iki günde bir gübreler civcivler yine ölmüstür. Böyle olamayacagina kanaat getirir ve karadeniz üniversitesine yazi yazarak bütün herseyi denedigini yinede civcivlerin oldugunu anlatir ve cevap ister.....
Iki hafta sonra karadeniz üniversitesinden cevap gelir.?
Lütfen toprak numunesi gönderin, bizde anlayamadik!
Parasüt egitimi
Temel Nato'da havaci olarak askerligini yapiyormus.
Komutan askerlere parasütten nasil atlanacagini ögretmis.
- "Uçaktan atlayinca birinci ipi çekeceksiniz. Parasüt açilmaz ise ikinci ipi çekeceksiniz.
Yine açilmadi, o zaman Meryem Ana'ya dua edeceksiniz."
Temel uçaktan atlar. Birinci ipi çeker parasüt açilmaz, ikinci ipi çeker yine açilmaz.
O sirada yere yavas yavas süzülen komutaninin yanindan geçerken sorar:
- "Komutanim, komutanim.. o karinin adi neydi ?"
GoLf
Ingiliz, Fransiz ve Laz gene beraberler..
Ingiliz
- Golf için bir sopa, bir top ve bir delik gerekir, bende bir sopa var.
Fransiz:
- Bende de bir top var.
Temel:
- Ben oynamiyorum.
Milyarder koca
Adam elindeki son 500 dolarla kumar oynamaya karar verir ve LasVegas'in yolunu tutar...
Ve inanilmaz bir talih; tam 3 milyon dolar kazanir.
Hemen otel yönetiminin kendisine tahsis ettigi kral dairesine çikar
ve karisina telefon eder: * "Hayatim, evde misin?" * "Evet kocacigim." * "Iyi.
Hemen hazirlan o zaman. Çabuk bavulunu hazirla. Kumarhanede tam 3 milyon dolar kazandim."
Kadin sevinç dolu bir çiglik atar: * "Ayyyyyyyyyyy harikasin!! Hemen hazirlaniyorum..
Peki ama nereye?? Paris?; Karayipler?; Acapulco?; Guney Amerika?..."
Adam cevap verir:"Umurumda degil. Sadece eve döndügümde çoktan gitmis ol."
Bosanma
Temel ile Fadime bosanmaya karar veriyorlar.Ancak çocuklari yari yariya paylasmaya imkan yoktur.Yedi ikiye bölünemiyor. Temel:pi tane taha yapalim, sekiz içiye bölünür,ozaman sorun kalmaz,diyor. Dokuz ay sonra Fadime ikiz dogurur.
ÇaprazLama
Temel ile Cemal yillar sonra karsilasmislar,yol üzerinde konusuyorlardi.
Bir ara Cemal ilerden gelen iki kadini göstererek:
- 'Felaket,karimla metresim buraya geliyorlar!!!'
Temel bir gelen kadinlara bakti,bir de arkadasina :
- 'Ha usagum,sen sasurdun galiba,onlar penum karumla,penum metresum...'
KapLumbaga
Dort kaplumbaga piknige cikmaya karar veriyorlar. Erzaklari hazirlayip yola koyuluyorlar.
Bir yil, iki yil, bes, on yil derken 30 yil sonra piknik yerine variyorlar.
Hemen erzaklari cikariyorlar, gazozlar, yiyecekler, hersey ortaya cikiyor.
Gazozlar da sise gazoz. Ve acacak YOK!
Tek cozum, birinin eve gidip acacagi alip getirmesi.
Dogal olarak en genc kaplumbagayi seciyorlar. Genc eleman:
- Giderim, ama bir sartim var. , der ve ekler.
- Buradaki yiyeceklerin hicbirine ben gelinceye kadar dokunulmayacak.
Digerleri de bunu kabul eder. Elemanimiz yola cikar.
Aradan bir, iki, on, yirmi yil gecer. Bu arada yasli kaplumbagalardan birisi fenalasir.
ölmek uzeredir. Arkadaslari ne yapsa faydasiz.
Kaplumbaga'nin son dilegi olup olmadigini sorarlar. O da:
- Gerci genc kaplumbagaya soz verdik ama, suradaki sarmalardan bir
tanesini yesem olur mu? der. Digerleri de kiramaz ve:
- Elbette! , diyerek, sarmalardan birini verirler.
Tam agzina atacagi sirada genc kaplumbaga calilarin arasindan firlar ve:
- Gitmiyorum iste, gitmiyorum!
Itibar
Adam kizini hayatin tehlikelerinden korumak istiyormus.
Zaman geldiginde ve kizinin guzelligi tam bir olgunluga eristiginde, onu karsisina
oturtarak dunyanin alcaklik ve kotuluklerini anlatmis.
Soyle soylemis: "Sevgili kizim, sana soyleyeceklerimi unutma. Butun erkekler tek sey ister.
Erkekler cok kurnazdir. Her an kapan kurmaya calisirlar.
Onlarin arzularinin batagina gittikce nasil daha cok battigini anlamazsin bile.
Sana mutsuzluga giden yolu gosterecegim.
Erkek once senin en guzel ozelliklerine bayilir ve sana hayran olur.
Daha sonra seni disari bir yere davet eder.
Sonra evinin onunden gecerken ceketini almak istedigini soyler.
Kendisiyle iceri gelmeni ve oturmani ister. Sana cay ikram eder.
Beraber muzik dinlersiniz ve uygun zaman gelince de birden kendini senin ustune atar.
Bu sekilde kirletilmis olursun, tabii bizler de kirletilmis oluruz.
Ailemiz kirletilmis olur ve temiz ismimize kara leke surulur."
Kizi babasinin bu sozlerini kafasina yerlestirmis. Bir sure sonra
babasina gelmis, gururla gulumseyerek soyle demis: "Baba sen muneccim misin? Nasil tum olacaklari onceden bildin. Tam soyledigin gibiydi. Once Benim guzelligime hayran oldu. Daha sonra cikma teklif etti. Sonra sanki rastlantiymis gibi onun evinin yanindan gectik. Oradan gecerken, zavalli adam ceketini unuttugunu fark etti. Ve oradan yalniz bekleyemecegimden, beni evine davet etti. Kibar davranis ornegi olarak bana cay ikram etti ve hosca vakit gecirmek icin muzik caldi. Tam bu noktada, bana soylediklerini dusundum. Olacaklari tamamen biliyordum. Fakat gordugun gibi sana layik bir evladim.
Zamanin geldigini hissettigimde, kendimi onun uzerine attim
ve ben onu, onun annesini, babasini, ailesini ve itibarini lekeledim."
YazI tura
Temel universite sinavina girmis. Her soru icin yazi-tura atarak cevaplari vermis.
Iki saat sonra ogrencilerin cogu sinav kagidini verip salonu terk etmis,
Temel hala yazi tura atiyor.Ogretmen gelmis basina dikilmis:
Temel hepsini yazi tura atiyorsun, hala bitiremedin mi?Temel:
Hocam bir saat once bitirdum. Simdi da cevaplarimi kontrol edeyrum!
GüvensizLik
Büyük bir kaya soygunundan sonra çalinti otomobille yol alan üç soyguncu, kent disinda otomobilden inip tarlalar arasinda geldikleri yöne dogru hizla ilerlediler. Uzun süren bu iz kaybettirme yürüyüsünden sonra issiz bir yer bulup oturdular. Içlerinden biri:
- Haydi sayalim artik, dedi. Kaç milyon kaldirdigimizi merak ediyorum.
Ikincisi elini söyle bir salladi:
- Yorgunluktan öldük yahu! Simdi o kadar parayi saymakla ne diye ugrasalim. Yarin gazetelerde okur, biz de ögreniriz kaç milyon kaldirdigimizi.
Üçüncüsü öfkeyle yerinden firladi:
- Deli misin be! Yarin her gazete ayri bir rakam verir, biz de birbirimize gireriz!
VantriLok
Vantrilok eline geçirdigi kukla ile konusuyor ve aptal sarisin fikralari anlatiyormus. Gösterisi biraz ilerledikten sonra birden orta siralardan sarisin bir kadin ayaga kalkmis ve yükses sesle :
- Afedersiniz !
Bu çikis üzerine vantrilok ve kalabalik durmuslar ve sarisina bakmaya baslamislar, sarisin :
- Görüyorum ki sarisinlarin ne kadar aptal olduguna dair sakalar yapmaktasiniz. Peki söyler misiniz, bu kaniya nereden vardiniz ? Tek suçumuz saçimizin rengi mi yani ? Sizin bu yaptigininz irkçilik olmuyor mu ?
Kadinlarin birçogunun sarisin oldugu ülkelerdeki kadinlara hakaret etmis olmuyor musunuz ? Tanimadiginiz bu kadar kadina ettiginiz hakaretler sizi rahatsiz etmiyor mu ? Söyler misiniz ?!!
Bunun üzerine vantrilok çok mahçup ve üzgün bir yüz ifadesi ile :
- Sey, ... ben özür dilerim, ... sadece saka yapiyordum. Eger sizi ...
Sarisin Vantrilok'un sözünü keser ve :
- Ben sizle konusmuyorum bayim. O elinizdeki küçük terbiyesiz adamla konusuyorum ! Siz onu savunmayin, o cevap versin
Çok karIsIk bi sey :)
Yetismis bir kIzI oLan bir duLLa evLendim.Babam
üvey kIzIma asIk oLdu, evLendi.Bu sekiLde babam benim damadIm oLdu,
üvey kIzIm da babamIn
karIsI oLmasI doLayIsIyLa benim annem oLdu. Benim karIm bir ogLan çocuk dogurdu.Bu çocuk tabiatIyLa babamIn kayInbiraderi ve benim üvey annemin biraderi
oLmasi nedeniyLe de benim dayIm oLdu. BabamIn
karIsI da bir ogLan çocuk dogurdu.Tabii dogan bu çocuk benim kardesim oLdu fakat aynI zamanda kIzImIn ogLu oLmasI doLayIsIyLa da
torunum oLdu. BöyLece, karIm
da annemin annesi oLmasI nedeniyLe benim
büyük annem oLdu.Diger
taraftan ben
de karImIn kocasI,aynI zamanda onun torunu
oLdugumdan, bir kimsenin
büyük annesinin kocasI da büyük babasI
oLacagIndan doLayI, kendi
kendimin büyük babasI oLdum.
Herkezi tanIyan kadIn
Bir mahkeme saLonu düsünün...Bir davada tanIkLIk etmesi için kürsüye yasLI bir teyzeyi çagIrIrLar.. KadIn yerine oturur ve davaLInIn avukatI kadIna yakLasIr...
"Bayan Jones.. Beni tanIyor musunuz?" YasLI teyze cevap verir:
"Ah evet Bay WiLLiams sizi çocukLugunuzdan beri tanIyorum..siz taa o zamanLar biLe aiLeniz için tam bir bas beLasIydInIz..sürekLi yaLan söyLüyorsunuz, karInIzI komsunuzLa aLdatIyorsunuz, en yakInIm dediginiz insanLarIn arkasIndan konusuyorsunuz, 2 doLar fazLa kazanmak için herkesi satarsInIz..."
DavaLInIn avukatI basta oLmak üzere bütün saLon sok oLur.. Adam ne yapacagInI biLemez bir haLde kadIna tekrar sorar:
"Peki Bayan WiLLiams,ya karsI tarafIn avukatInI tanIyor musunuz?" KadIn yine cevapLar:
"ELbette tanIyorum.. çocukLugunda ona dadiLik yapmIstIm.. TembeL,ödLek ve aLkoLik adamIn tekidir..etrafInda bir tek dostu yoktur ve herkes onun haLa geceLeri aLtIna kaçIrdIgInI söyLüyor.."
Yine herkes sokta.. bütün saLonu bir gürüLtü kapLar.. hakim kürsüye tak tak tak vurup herkesi susturur ve her iki tarafIn avukatInI da kürsüye çagIrIr..Ve ikisine de egiLmeLerini söyLerek kuLakLarIna sunu fIsILdar...
"Eger bu kadIna beni tanIyIp tanImadIgInI sorarsanIz ikinizi de harcarIm.
TanrI
Günün birinde BiLL CLinton, FideL Castro ve BiLL Gates kendiLerini tanrInIn yanInda buLmusLar. TanrI bunLara dönmüs " Sizi buraya çagIrdIm çünkü 2000 yILInda kIyametin kopacagInI cemaatLerinize haber vermenizi istiyorum" demis. Daha ne oLdugunu anLayamadan bi de bakmIsLar ki evLerindeLer... CLinton, hemen üLkenin bütün teLevizyonLarIna haber vermis ve canLI yayIna çIkmIs. " SayIn vatandasLarIm, size bir iyi bir de kötü haberim var. Iyi oLanI, In god we trust harbi var. Yani bunca zaman bosuna inanmadInIz. Kötü oLan ise 2000 yILInda kIyamet kopacak..."
Kastro'da bos durmamIs hemen insanLarInIn karsIsIna geçmis.
"YoLdasLar üzgünüm ama size iki kötü haberim var. Birincisi, bunca zaman kendimizi kandIrmIsIz, tanri gerçekten de varmIs! Ikincisi ise daha kötü, daha tanrIya inanamadan hepimiz öLecegiz, çünkü 2000 yILInda kIyamet kopuyor."
Bu arada Gates'de bütün kurmayLarInI toplamIs havadis veriyor. "BayLar size iki iyi haberim var. Birincisi, tanrI beni dünyanIn en önemLi üç kisisinden biri oLarak görüyor. Ikincisi ise artIk "2000 yILI" probLemini çözmemize gerek kaLmadI..."
Ayak
Adamin biri birgün kusçu dükkanina gider ve bir papagan görür.
Sahibine sorar:
-"Ne kadar bu?"
-"500 000 000 TL" der.
Adam özelliklerini sorar, sahibi :
-"Bir ayagini çekince ingilizce diger ayagini çekince türkce konusur." der
Adam :
-"Peki 2 ayagini çekince ne olur?
Papagan :
-"Aptal, o zaman düserim.."
Piyanist TemeL
Temel Laz oldugu için kendinden nefret ediyormus.
Amerikaya gitmis ve birçok ameliyattan sonra burnunu düzelttirmis,
iyi sekilde Ingilizce ögrenmis ve meshur bir piyanist olmus.
Birgün büyük bir topluluga konser verdikten sonra seyircileri
selamlarken ön taraftan bir ses duymus: -Helal sana hemserum,
çok iyi çalayusun da! Temel: - Benim Laz oldugumu nereden anladin yahu.
Halbuki Lazlara benzememek için bir sürü ameliyat oldum.
Nasil anlamayayim, demis adam. Bütün piyanistler otururken sandalyeyi kendilerine çekerler,
sen ise sandalyeye oturup piyanoyu kendine çekeyusun da!!!!!!
Bosanma davasI
Bosanma davasinda kadin, hakime talebini gerekçesi ile açiklamis..
"Sayin hakim, cocugun bende kalmasini istiyorum. Onu dokuz ay karnimda tasidim." Hakim kocaya sormus:
"Karinizi duydunuz. Bir diyeceginiz var mi?" Adam "Var tabii" demis ve anlatmis:
"Sayin hakim. Farzedelim ki caniniz bir kutu soguk cola istedi. Makineye parayi attiniz ve cola geldi. Simdi bu cola makinenin midir, yoksa parayi delige atanin mi?" Hakim sekreterine döner:
"Yaz kizim. Cocuk babada kalacaktir."
Erkek bebek kIz bebek
2 bebek pusetlerinde battaniyelerinin altinda oturuyorlarmis.. biri digerine sormus:
"Sen eykek bebek misin kiz bebek mi?" Oteki ellerini havaya kaldirmis:
"Biymiyoyum.. nasil anlayiz ki?" Bizimkisi
"ben biyiyoyum akillim bak..." demis ve otekinin battaniyesinin altina kafasini sokuvermis.. 2-3 saniye sonra kafasini disari cikarmis ve gulumsemis:
"Sen kiz bebeksin ben de eykek bebegim.."
"Ama neyden anladin???" diye sormus oteki...
"Cok kolay akillim... senin patikleyin pembe benimkiley mavi..."
Medeni kanun
Adini degistirmek üzere Asliye Hukuk Mahkemesine basvurmustu. Ilk durusmada yargiç sordu:
- Adin ne?
- Salih Inek.
- Hangi adi almak istiyorsun?
- Mahir Inek.
Sakadan anLamak
Temel, baliga çikarken:
- Allahum, bugün tuttugim ilk palugu bir façire verecegimdur.
Denize açildi, oltayi atti. Biraz bekleyip çekti. Koskocaman bir balik yakalamisti.
- Heç bu da façire verilir mu... derken balik çirpindi, oltadan kurtulup denize düstü.
Temel dövünmeye basladi: - Allahum, sen de sakadan anlamaysun daa!
RahatsIz
Afrika yolculugundan dönen bayan, arkadasina anlatiyormus:
- Sorma sekerim... Ormanda gezerken yamyamlar beni yakalamaz mi!
- Deme! Vallahi ölürüm! Sonra ne yaptilar?
- Reislerine götürdüler. Reis bana "Ya kazana girmeyi kabul edersin, ya benimle yatmayi." dedi. Ne yapayim? Ben de çorba olmaktansa yatmayi tercih ettim.
- Kim bilir ne aci çekmissindir.
- Çekmez olur muyum sekerim. Herifin yatagi öyle rahatsizdi ki..
Gül gibi geçinmek
Dursun dedesi Temele sormus.
-"Dede nenem ile kaç yildur evlisunuz?".
-"40 yildur evlat" demis dede.
-"Peki ama pen haçan sizi hiç kavga ederken cormedim, punun sirri nedur?"
Otur evlat anlatayim.
-"Evlat biz nenen ile elde avuçta birseyum yok, kimsemde yoktu. Ben neneni oldukça uzak köyden aldum, nikahumuz kiyildi, ben at arabama nenenin üç bes esyasini attuk ve bizim köyün yolunu tuttuk.
Yolda benim ati ayagi sürçtü ve tökezledi ben "Bu biir" dedum. Devam ederken birdaha tökezledi "Bu içii" dedum.
Köye daha epey yolumuz vardi ki bizim atun ayagi bir daha ta ökezleyinca "Bu üüç" dedim ve çektim belumden pistovu ati orada kafasindan furdum.
Ben ati vurunca nenen basladi söylenmeye."
-"Vayy biz simdi nasil gidecegiz, niye durup dururken ati vurdun, sende hiç akil yokmidur, bunca esyalari nasil tasiyacagiz?"
Bende döndüm nenene ve
-"Bu biirr" dedim. O gün bu gündür gül gibi geçiniyuruz."
Göz doktoru
Ülkenin en zengin is adamlarindan birinin karisi ender görülen bir göz hastaligindan muzdaripmis. Nerdeyse ülkenin tüm göz doktorlarina muayaene olmuslar,tabii sonuç alinamamis.
Derken bir gün hastanenin birinde iyi bir göz doktoru oldugunu duymuslar,ve hemen basvurmuslar. Göz doktoru muayene etmis ve iyilestirebilecegini soylemis ve bir müddet sonra kadin gerçekten iyilesmis.
Bunun üzerine adam göz doktoruna tedavisinden dolayi mütesekkir olduklarini, karsiliginda kendisinin heykelini yaptirmak istediklerini ifade etmis.
Gel zaman git zaman hastanenin önüne yapilan heykel tamamlanmis, törenle açilacak. Heykel açildiginda görülmüs ki bes metrelik bir kaide, onun üzerinde kocaman bir göz, gözbebeginin tam ortasinda da bizim doktorun büstü....
Doktorun arkadaslari kendisine tebrik etmeye geliyorlar sirayla, bu arada bizim doktor habire;
-Allahim sana çok sükür diyormus
Arakadaslarindan biri dayanamayip sormus;
-Ya hastanenin önüne kocaman heykelin yapildi, gururlanacagina ha bire söyeleniyorsun deyince doktor;
-Sükrederim tabii, ya göz doktoru degilde kadin dogumcu olsaydim!!!
MeLekLer uçarmI?
Anne kiz konusurlar.Küçük kiz annesine sorar :
-Anne melekler uçar mi?
-Uçar.
-Bütün melekler mi?
-Evet.
-Peki bizim hizmetçi kiz neden uçmuyor?
Annesi sasirir :
-Hizmetçi neden uçacakmis kizim?
-Babam konusurken ona hep "Melegim!" diyor da.
Anne öfkeyle firlar :
-Ya öyle mi, o halde az sonra hemen uçar.
Papaz & papaganLarI
Sehrin papazInIn iki tane erkek papaganI varmIs.
OnLar da en az sahipLeri kadar dindarLarmIs, gece gündüz uyumaz habire dua ederLermis.
AynI kasabada iki disi papaganI iLe yaLnIz yasayan bir de bayan varmIs. Fakat papazIn papaganLarI ne kadar dindarsa kadInIn papaganLarI bir o kadar arsIzmIs.
DevamLI küfür edip kadInI arkadasLarI önünde utandIrIrLarmIs. KadIn en sonunda papaza gidip ne yapabiLirim sizin papaganLarInIza o kadar imrenmeme ragmen ben bunu basaramadIm demis.
Papaz yardIm oLsun diye sizin papaganLarInIzI buraya getirin ve hepsini aynI kafese kataLIm, eminim ki yoLa geLirLer demis.
Ertesi gün kadIn kapmIs papaganLarInI dogru kiLiseye. PapaganLarI aLIp aynI kafese katmIsLar.
Disi papaganLar iki yakIsIkLIyI görünce dayanamamIsLar ve 'Hissst yakIsIkLILar, iki tane fIstIga ne dersiniz?' demisLer.
Bu LafI duyan erkek papaganLardan biri öbürüne dönmüs ve
'OgLum yasasIn Lan, bütün duaLarImIz kabuL oLdu en sonunda'
PotansiyeL iLe gerçekLik
Çocugun birisi, bir gün matematik dersi sonrasInda kafasInda bir takIm soru isaretLeri ile babasIna geLir. BabasI, "OgLum bugün okuL nasIL geçti" diye sorunca, çocuk babasIna anLatIr. "BabacIgIm her sey iyiydi. Ama matematik dersinde anLatILan "reeL" ve "potansiyeL" kavramLarInI anLayamadIm". Bu durum üzerine babasI çocuguna bu kavramLarI iLginç bir yöntemLe anLatmaya karar verir. Çocuguna, annesine gitmesini ve ona 1 miLyon doLar karsILIgInda Rob
sormasInI ister. Çocuk gider ve sorar. Annesi, 1 miLyon doLar`a gerek oLmadIgInI, bedava oLarakta seve seve Robert De N